6. Hukuk Dairesi 2012/9884 E. 2012/12695 K. — Yargıtay Kararı
6. Hukuk Dairesi 2012/9884 Esas 2012/12695 Karar 03.10.2012
6. Hukuk Dairesi 2012/9884 E., 2012/12695 K.
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalı ...'yü temsilen kayyım sıfatıyla ... Defterdarı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... Oğlu ... kayyımı tarafından temyiz edilmiştir. Tapuda paydaş gözüken, ... oğlu ...'nün kim olduğunun ve soyadının tespit edilmemesi nedeni ile 3561 Sayılı Yasa gereğince, kendisine kayyım tayin edilerek taraf teşkili sağlanmış ise de, kayyımın görevi, TMK.'nun 477. maddesi gereğince “kayyım atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması ile sona erer” davalının tapudaki mülkiyet hakkının dayanağı Ordu Sulh Hukuk Mahkemesinin 1973/199 E. 1975/194 K. sayılı mirasçılık belgesi olup, her ne kadar ilgili belgede davalının soyadı bulunmuyor ise de, taşınmazda paydaş olan ve UYAP sisteminde nüfus bilgilerine göre davalı olarak kaydedilmiş, davalılar ... ve ... da aynı mirasçılık belgesine göre pay sahibi olduğundan, mirasçılık belgesindeki mirasçılık bağına göre ... Oğlu ...'nün “...” olduğu ve sağ olduğu MERNİS kayıtlarından anlaşılmaktadır. Ayrıca, tapu kaydında, ... oğlu ... lehine intifa hakkı şerhi olup, intifa hakkının devam edip etmediği, devam ediyor ise taşınmazın intifa ile yükümlü mü satılacağının yahut intifanın satış bedeli üzerinde mi devam edeceğinin değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece bu yönden değerlendirme yapılmadan ve nüfus kaydına göre sağ olduğu anlaşılan ... oğlu ...'ye usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmeden ve intifa hakkına ilişkin beyanda bulunma imkanı tanınmadan davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan, taşınmazdaki muhdesatların paydaşların bir kısmına ait olması durumunda, oran kurularak satış bedelinden bu orana isabet edecek kısmın muhtesat sahibi paydaşa verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde, muhdesata ilişkin şerhin satışta nazara alınacağına karar verilmesi, isabetli değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.