6. Hukuk Dairesi 2012/6859 E. 2012/10104 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Hukuk Dairesi 2012/6859 E. 2012/10104 K. — Yargıtay Kararı

6. Hukuk Dairesi 2012/6859 Esas 2012/10104 Karar 05.07.2012
6. Hukuk Dairesi 2012/6859 E.,  2012/10104 K.

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Hükmün davalı ...'na Tebligat Kanununun 21.maddesine göre tebliğ edilmiş olup tebligat parçasında adres tahkikine ilişkin beyanı alınan komşunun kim ve hangi komşu olduğu yeterli açıklamaya kavuşturulmamış, sadece komşunun isim ve imzadan imtina ettiği belirtilmiştir. Tamamen matbu olarak hazırlanan söz konusu açıklama tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret olup, muhatabın adreste bulunmama sebebi yeterince araştırılıp tevsik edilmemiş, isim ve imzadan imtina ettiği bildirilen komşunun da denetime elverişli şekilde kim ve hangi Komşusu olduğui da yeterli açıklamaya kavuşturulmamıştır. Bu durumda Tebligat Kanununun 21. maddesinde öngörülen koşullar yeterince tevsik edilmiş sayılmayacağından (madde 23/7) tebliğ işlemi usulsüzdür.
2-Hüküm, davalı ...'ya Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, 19.012011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun ile adres kayıt sistemi esas alınarak 7201 sayılı Tebligat Kanununda bazı değişiklikler yapılmıştır. 6099 sayılı Yasanın 9. maddesi ile değiştirilen 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/2 fıkrası uyarınca "Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır." Bu düzenleme uyarınca davalı ...'nın adres kayıt sistemindeki adresi araştırılmalı, tespit edildiği takdirde Tebligat Kanununun 21. maddesinde 6099 sayılı yasa ile yapılan değişiklik de gözönünde bulundurularak hükmün öncelikle bu adreste tebliği, tespit edilemediği takdirde ise davalının yurt dışında ikamet ettiğine ilişkin tebligat parçasındaki açıklama da dikkate alınarak yasada belirtilen şekilde işlem yapılıp hükmün usulüne uygun şekilde tebliğinin sağlanması,
3-Davalılar ... ve ... adına gönderilen hüküm tebligatları, Tebligat Kanununda belirtilen tebliğ usullerinden hiçbirine uymayacak biçimde ... imzasına tebliğ edilmiş olup, adı geçen ...'un muhatap adına tebliğ evrakını almaya yetkili olup olmadığı anlaşılamamıştır. Bu haliyle yapılan tebliğ işlemi usulsüzdür.
4-Hüküm, davalılardan ...'e, "kızı ... imzasına" şeklinde tebliğ edilmiş olup, tebliğ yapılan kişinin muhatap ile birlikte oturduğuna ilişkin açıklama tebligat parçasına yazılmamıştır.
5-Hüküm davalı ...'na muhatabın işyerinde bulunup bulunmadığı veya tebligatı alacak durumda olup olmadığı belirtilmeksizin "birlikte çalışan sekreter ... imzasına" açıklaması ile tebliğ edilmiş olup bu haliyle tebliğ işlemi Tebligat Kanununun 17 ve Tebligat Tüzüğünün 23. maddesindeki usule uygun değildir.
Belirtilen bu nedenlerle adı geçen davalılara hükmün yöntemine uygun şekilde tebliğinin sağlanarak ve tebliğ işlemlerinin usulüne uygun olup olmadığı denetlenerek temyiz süresinin beklenmesi ve bundan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 05.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın