6. Ceza Dairesi 2023/12375 E. 2025/2003 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2023/12375 E. 2025/2003 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2023/12375 Esas 2025/2003 Karar 19.02.2025
6. Ceza Dairesi 2023/12375 E.,  2025/2003 K.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/56 E., 2022/451 K.
KATILANLAR : ..., ...
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama

A. Sanık hakkında hakaret suçundan doğrudan verilen adli para cezasının 14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. maddesi uyarınca temyizinin mümkün bulunmadığı belirlenmiştir

B. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan diğer hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde,
Giriş bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle, sanık hakkında hükmolunan doğrudan adli para cezasının miktarı bakımından, 14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, üç bin liraya kadar olan mahkûmiyet hükmünün kesin nitelikte olması ve temyiz kabiliyetinin de bulunmaması nedeniyle sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,

2. Sanık hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ile Bıçaklar ve Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

3. Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde ise,
Oluş ve dosya kapsamına göre; katılan ...'in ifadelerinde özetle, "..30.11.2014 günü saat 17.30 sıralarında eşi Kumru ve oğlu ... ile birlikte ikametlerine geri döndüklerinde birlikte yaşadıkları eve silahla ateş edilmiş olduğunu gördüklerini bu olayın ... tarafından yapıldığını düşündüğünü belirterek devamla,"2013 yılı Haziran itibariyle oğlum ...’nin, ... tarafından tehdit edildiğini biliyorum, 19.08.2013 günü saat 17:00 sıralarında oğlum ... telefonu alarak yanıma geldi, telefonu hoparlöre verdiğinde, sesinden tanıdığım ... oğluma ağza alınmayacak derecede sinkaflı küfürler ederek oğluma hitaben "bana 200,000 TL vereceksin, vermediğin takdirde buradan gideceksin ve senin avukatlığını bitireceğim" dediğini duydum. 29.09.2013 günü saat 02:00 sıralarında ... plakalı aracımızın sürücü yanındaki camı ... tarafından parçalandı ve diğer camları da bıçakla çizildi. 29.12.2013 tarihinde ..oğlum telefonu açtığında sesini tanıdığım ...'a hitaben "o yazıları facebboktan sil" diyordu, kalkıp oğlumun kucağındaki notebooka baktığımda “orosbu çocuğu ..., yalvaracaksın köpek, Sinop'a döndüğünde seni adliyede bulup döveceğim" yazılı olduğu gördüm..... da "çok acele 20.000 TL havale ile gönderirsen onları silerim" diyordu. 2014 yılı ocak ayının ilk haftasında Sinop ilinde oğlum ile birlikte İstanbul dan döndük. Bu ... oğlumun telefonu mesajlarla para isteme ve tehdit eylemlerinde bulunmaya devam etti. 03.02.2014 tarihinde saat 13:50 sıralarında benimde o sırada yanlarında bulunduğum ...’nin avukatlık bürosunda ..., oğluma hücum ederek para almaya çalıştı. Ben ve oğlum kendisine karşı koymaya çalıştık, o sırada görüşmek üzere büroda bulunan müvekkiller ...'ı bir kat yukarıva çıkardılar, o esnada bana dönerek ve bir işaret parmağını sallayarak "seninle görüşeceğiz" diye tehditte bulundu...sanıkla aramda alacak verecek ilişkisinden dolayı husumet başlamıştır, kendisi bizden olmayan taleplerde bulunmuştur, bu taleplerinin karşılanmaması halinde bize yönelik hakaret tehdit içerikli sözler söylenmesi daha sonra olay bu boyuttan aşarak bu anki iddianamede yazılı halini almıştır, alacağın ne kadar olduğunu kendisi sürekli olarak değiştirmektedir..", katılan ... ise ifadelerinde özetle, "..bu şahıs Sinop ilinde birçok kişiyi korkutup sinidirerek kendilerine baskı yapmış ve bana da bu şekilde yaklaşarak bana çöküp benden haksız yere para almaya çalışmaktadır .. Kendisi hiç para vermediği halde .benim vekaleten kendisine devrettiğim arsanın parasını kendisinin adına benim yatırmamı istemiş bunu yapmayınca da bana düşman olmuştur.. Benden alacağı olduğunu iddia etmekte bu hayali parayı almak için bana baskı yapmaktadır facebook hesabından beni öldüreceğini dair hakaret içeren paylaşımlar yapmaktadır.. sanık ile biz ortak iş yapmıştık bu ortak iş neticesinde sanık hakkında düşenden daha fazlasını istedi bizde kendisine gerçek hakkını vermek istedik ancak talebini karşılanmaması halinde bizi tehdit etti, önce tehdit etti, daha sonra olay iddianame anlatıldığı haline kadar geldi, iddianemede sadece tehditten açılmıştır ancak ölümle tehditten açılması gerekiyordu bu hususunun da değerlendirilmesini talep ediyoruz .." şeklinde beyanlarda bulundukları; sanığa ait olduğu anlaşılan sosyal hesaptan "... seni çok seviyorum ananıda babasıda sülalenide.. Nişanlınında.. Özellikle seni büyük insan sana geleceğim, köpek oğlu köppek ananıda al gel, bu devlet büyüksü bunu kurtarsın, sonrada bu kahpenin çocuğunu kurtarsın, ilk gördüğümde amına koyacam ölüsünü devlet alsın sahip cıkanlar da onlarada hayırlı olsun...Benim param sende kalmaz, tıpış tıpış getirirsin... Ala inek ala buzağı doğurur... Bu şizofreni sahte utanmazın teki..." içeriğinde paylaşımlar yapıldığına dair ekran görüntülerinin dosya içerisinde olduğu, buna karşılık sanığın ise ifadelerinde özetle; ".. benim bu şahıstan halen 20,000 tl alacağım söz konusudur .. tüfekle eve ateş edilmesi konusunu benim yapmam söz konusu olmadığı gibi başka şahıslara da yaptırmış olmam söz konusu değildir ..evimde iki adet 7,65 mm çapında, 7 adet 9 mm çapında olmak üzere 9 adet dolu tabanca mermisi elde ettiler .. bu mermileri 10 yıl önce bir düğün alanında yerde bulmuştum, o tarihten beri bendedir, adıma kayıtlı tabanca ve tüfek yoktur... facebook paylaşımlarına ilişkin sayfalar bana aittir benim profilimdir, "... Benim param sende kalmaz, tıpış tıpış getirirsin... Ala inek ala buzağı doğurur... Bu şizofreni sahte utanmazın teki..." şeklinde paylaşımları ben yaptım.." şeklindeki savunmaları dikkate alındığında; sanığın katılanlara yönelik eylemlerinin bir bütün halinde nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz isteği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın