6. Ceza Dairesi 2012/2519 E. 2014/15422 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2012/2519 Esas 2014/15422 Karar 03.07.2014
6. Ceza Dairesi 2012/2519 E., 2014/15422 K.
Tebliğname No : 6 - 2009/153045 MAHKEMESİ : Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 17/12/2008 NUMARASI : 2007/340 (E) ve 2008/1052 (K) SUÇ : Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 49/2 ve 50/3. maddeleri gereğince, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının aynı Yasanın 50/1.maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunsa da; yanılgılı uygulama sonucu seçenek yaptırımların uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verilemez. Aksi halin sanıkların önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47-2008/43, 23.03.2004 gün ve 2004/6-41-2006/70 sayılı kararları gereğince, bu yönden tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
08.04.2007 tatihli Olay Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağına göre; olay gecesi 3.00 sıralarında D.. Mahallesi ...Sokak içerisindeki rögar mangallarının 4 kişi tarafından söküldüğüne dair ihbar üzerine olay yerine intikal eden polis ekipleri sokak üzerindeki bir vatandaşın kendilerine 4 kişinin rögarları çıkarıp el arabasına koyarak S.. Deresi istikametine doğru gittiklerini söylediği, belirtilen istikamete giden polis ekiplerince sanıklar ile temyize gelmeyen suç ortaklarının dere kenarında otururken görüldükleri, kendilerine ikametlerinin neresi olduğu sorulduğunda sanıkların evlerini gösterdikleri, temyize gelmeyen sanık H.. D...'nın evinin önünde 3 adet el arabası ile suça konu rögar kapaklarının ele
geçirildiği, olayda; sanıkların kesintili takip sonucu rögar kapaklarını hakimiyet alanına soktuktan sonra yakalanmış olmaları karşısında, eylemin tamamlandığı gözetilmeden, kalkışma aşamasında kaldığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Tahsis gereği açıkta bulunan rögar kapaklarını çalan sanıkların, TCK.nın 44. maddesine göre eyleminin bir bütün halinde 142/1-e maddesi kapsamında kaldığı dikkate alınmadan yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması durumunda uygulanabilecek olan 5237 sayılı TCK’nun 51. maddesi ile sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, koşullarının varlığı halinde uygulanabilecek olan CMK’nun 231. maddesinin koşulları ve sonuçlarının aynı olmadığı; hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis olması veya adli para cezası olması halinde öncelikle yasal bir zorunluluk olarak 5271 sayılı Yasanın 231.maddesinin 5-14. fıkralarında düzenlenmiş bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılma koşullarının bulunup bulunmadığı resen değerlendirilecek, olumsuz sonuca ulaşıldığı takdirde cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin 5237 sayılı Yasanın 51.maddesi yönünden değerlendirme yapılabilecektir.
Hal böyle olunca,
Sanıkların suç tarihi itibarı ile sabıkasız olmaları ve çalınan rögar kapaklarının kolluk tarafından ele geçirilip katılan kuruma iade edilmiş olması nedeniyle hırsızlık suçu yönünden ortada ölçülebilir ve giderilebilir maddi bir zararın bulunmadığı da dikkate alınarak; suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümden önce 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ve 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanıklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1.maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu alınmaması ya da bu raporun alınmamasının nedeninin gerekçeli kararda belirtilmemesi,
4-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “dayanışmalı” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.07.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.