6. Ceza Dairesi 2012/16879 E. 2012/16176 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2012/16879 Esas 2012/16176 Karar 24.09.2012
6. Ceza Dairesi 2012/16879 E., 2012/16176 K.
Hırsızlık suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkemeye ilişkin SİNOP Asliye Ceza mahkemesinin 29.03.2007 gün 2006/360- 2007/105 sayılı kararı, Dairemizin 19.03.2012 gün 2010/988-2012/5459 sayılı ilamı ile Bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 19.04.2012 gün BKD-2007/97939 sayılı yazıları ile itiraz kanun yoluna başvurması üzerine,
Dosya, Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle Ceza Genel kuruluna intikal ettirilmiştir.
05/07/2012 gün 28344 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı yasanın 99-101 maddeleriyle 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesindeki vaki değişiklik; Yargıtay Ceza Genel kurulunca henüz karara bağlanmamış itiraz kanun yoluna konu edilen dosyaların önceliğine Özel Daire tarafından incelenmesini zorunlu kılması karşısından, anılan Dosya Yargıtay Ceza Genel kurulu başkanlığı tarafından Dairemize gönderilmekle yeniden incelenerek, değerlendirilip karara bağlanmıştır.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Müşteki (katılan) ...'in babası ... ... ile sanık ... kardeş olup araziyi kadastro tespiti öncesi ve sonrasında da aralarındaki ... taksime göre kullandıkları, ... ...'in ölümü üzerine bu kere aynı yeri müşteki (katılan) ...'in kullanmaya devam edip erik ağaçları ekdiği, sanığın bunları kesip bir kısmını evine götürdüğü olayda; mahkeme hissesi olup önceden sınırları ayrılan yakının kullandığı dosya kapsamında sabit bulunan bölümdeki (4) ait erik ağacını sanığın kesip evine götürüp sakladığı keşif ve dosya kapsamı ile sabit görülmekle eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu kabulle TCK. 141/1,62, 10 ay hapis cezası ve verilen cezanın aynı yasanın 51. maddesine göre ertelenmesine hükmetmiştir.
Sanık ... hükmü temyiz etmiştir. Onama istemli tebliğname ekinde gönderilen dosya, 1)Dairemizin “19.03.2012 gün 2010/988 - 2012/5459 sayılı kararı ile suçun niteliği cezanın türü ve süresine göre, hükümden sonra 08/02/2009 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı kanunun geçici madde 1/1 fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/5-14 madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu” nedeniyle diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına denilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/12/2011 gün 2011/1-333 esas sayılı – 2011/256 karar ve 21/02/2012 gün ve 2011/1- 343 esas- 2012/50 sayılı kararında belirtildiği üzere, Dairece öncelikle sübud açısından inceleme yapılması, suçun varlığının tesbiti halinde nitelendirme ile diğer hallere bakılması ve oluşacak sonuca göre, CMK 231. maddesinin uygulanırlığı dayandırılması gerekirken esasa girilmeden salt CMK 231. maddesindeki değişikliklerden bahisle bozulması ile itiraz kanun yoluna gidilmiş sanığın karar tarihi itibari ile 65 yaş üzerinde olması nedeniyle TCK'nın 50/3 madde fıkra yollamasıyla 50/1 madde ve fıkra uygulama koşullarıda gözetilerek görüldüğü üzere; Daire uygulaması ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcığı ile uyuşmazlık hükümden sonra gerçekleştirilen yasa değişikliği karşısında sanık hakkında hükmün açıklamasının geri bırakılıp bırakılamayacağı hususunun yerel mahkemece tartışılmasına olanak sağlamak bakımından yapılıp yapılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Hırsızlık suçu kendiliğinden takibi gereken suçlardandır. CMK'nın suç ve hüküm tarihi itibari ile yürürlükte olan biçimiyle 231. maddesindeki düzenlemeye göre bu tür suçlar bakımından hükmün açıklanması olanağı bulunmamaktadır. Bu evrede hüküm tesis eden mahkeme sanığın hapis cezasını lehe bir değerlendirmeyle ertelenmesine karar vermiştir.
Hükümden sonra 5728 sayılı yasanın 562. maddesiyle değişiklik sonucu kendiliğinden kovuşturulması gereken suçlar yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına olanak sağlanmış, sanığın mahkum olduğu suç yönünden de doğmuştur. Yerel mahkeme değerlendirmesini bu değişiklikten sonra yapacak olsaydı cezayı ertelemeyip, hükmün açıklanmasının ertelenmesi koşulları oluştuğunda da davanın düşürülmesi imkan dahilindeydi. Bu durumda değişiklik yapıldığı tarihte yargılaması sürelerle, yargılaması bitmiş olanlar arasında bu farklılıkta doğacaktır. Dolayısıyla sanığın böyle bir değerlendirmeden mahrum bırakılması önce eşitlik ilkesine sonra hakkaniyete uygun değildir. Mahkemece saptadığı ve açıklanmasını erteleyeceği bu yeni kanun yolundaki açık düzenleme gereği hukuki sonuç doğurmayacak, şayet deneme süresinde yeni suç işler veya denetim serbestlik tedbirine uymazsa mahkeme davayı yeniden ele alıp hükmü açıklayacaktır. Mahkemenin dava öncesi hükümden daha ağır bir ceza vermeme koşulu ile her zaman yeni bir karar vermesi de mümkün olduğu dikkate alındığında,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının vaki İTİRAZININ reddine, 6352 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı kanun 308. maddenin 3. fıkrası gereğince gerekçesine göre de dosyanın, Yargıtay Ceza Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.