6. Ceza Dairesi 2012/12431 E. 2013/2457 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2012/12431 E. 2013/2457 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2012/12431 Esas 2013/2457 Karar 11.02.2013
6. Ceza Dairesi 2012/12431 E.,  2013/2457 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanları ve sanık ...

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Sanıklar ... ve ... hakkında mağdurlar ... ve ...a yönelik yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCY'nın 58.maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,

2-Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve savunmanları ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “yargılama giderlerinin müteselsilen alınmasına” ve “5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümler çıkarılarak, yerlerine “sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” ve “sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümleleri yazılmak suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-Sanık ... hakkında mağdur ...'na yönelik yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Travesti olup fuhuş yaparak geçimini sağlayan sanığın olay günü yol kenarında beklediği sırada, mağdurun kadın zannederek sanığı aracına aldığı, bir müddet dolaştıktan sonra sanığın travesti olduğunu anlayan mağdurun aracından indirmek istediği, bunun üzerine sanığın, “sen beni dolaştırdın, benimle cinsel ilişkiye gireceksin ve paramı vereceksin” dediği, mağdurun kabul etmemesi üzerine, sanığın araçtan inerek elindeki bira şişesi ile mağdurun aracına vurup “paramı vereceksin” diye bağırmaya başladığı, mağdurun 30,00 TL parayı sanığa verdiği, sanığın parayı almasına rağmen aracın camına vurmaya devam ederek camı çatlatması biçimindeki eyleminde, yağma boyutuna ulaşan cebir ve tehdit bulunmadığı, eylemin bütün halinde mala zarar verme suçunu oluşturduğu ve bu suç nedeniyle hakkında açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşmesine karar verildiği anlaşılmakla; atılı yağma suçundan sanığın beraati yerine yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi,

Kabul ve uygulamaya göre de,
2-Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 11.2.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın