6. Ceza Dairesi 2012/11293 E. 2012/13020 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2012/11293 Esas 2012/13020 Karar 28.06.2012
6. Ceza Dairesi 2012/11293 E., 2012/13020 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2011 gün ve 2011/23123 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ...'in katılan ...'a, alacaklısı ... (sanık), borçlusu ... (katılan) olan 19.02.2007 tanzim ve 01.09.2007 ödeme tarihli, 200.000 Türk Lirası bedelli bonoyu ve 19.02.2007 tarihli "İbraname ve Taahhütname" başlıklı belgeyi zorla imzalattırdığı iddiası ile 5237 sayılı TCK'nın 148/2. maddesi yollamasıyla 149/1-a-d, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
Aynı konuda daha önce yapılan şikayet ve başvuru üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2010 gün ve 2010/63258 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı, katılan vekilinin itirazı nedeniyle Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 16.02.2011 gün ve 2011/445 Değişik İş sayılı kararı ile "Mevcut kanıtlara göre, tehdit suçu yönünden dava açmaya yetecek derecede kuşku oluştuğu, soruşturmada saptanan ifadelere göre yağma suçu yönünden takdirin mahkemesince yapılmak üzere kamu davasının açılması gerektiği" gerekçe olarak gösterilerek "İtirazın kabulüne ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına" karar verildiği ve bu karar üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02.08.2007 gün ve 2007/28045 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında katılana yönelik tehdit ve hakaret suçlarından kamu davası açıldığı, Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülen dava sonucunda, 22.06.2010 gün ve 2007/990 Esas, 2010/289 Karar sayılı karar ile "Hakaret suçundan 5237 sayılı TCK'nın 129/3 ve 5271 sayılı 223/4-c maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı TCK'nın 106/1. maddesinde tanımlanan tehdit suçunun sübut bulduğu kabul edilerek anılan Yasa maddesi gereğince sanığın mahkumiyetine ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmiştir. Katılan vekilinin 28.09.2011 tarihli temyiz dilekçesinde, bu kararın kendileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiği belirtilmiş, UYAP'tan yapılan araştırmada da anılan mahkeme kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 11.05.2011 gün ve 2011/15401 Esas, 2011/10066 Karar sayılı kararı ile onandığı ve mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilafın hukuki boyutu çerçevesinde, davacı sıfatıyla katılan ... tarafından davalı (sanık) ...'a karşı, suça konu senedin zorla düzenlettirildiği ve bedelsiz bulunduğu iddiası ile 27.08.2007 tarihinde Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde menfi tespit davası açılmış; anılan Mahkeme 30.12.2009 tarih ve 2007/470 Esas, 2009/710 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiştir. Katılan vekili dosyaya eklenmek üzere gönderdiği 15.02.2011 tarihli dilekçesinde bu kararın, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 07.12.2010 gün ve 2010/3407 Esas, 2010/13909 Karar sayılı kararı ile onandığını, onama kararına karşı 16.02.2011 tarihli dilekçesi ile karar düzeltme talebinde bulunduklarını belirtmiştir.
Dairemiz tarafından temyiz incelemesi yapılan yağma suçuna yönelik iddialar ile Yargıtay 2. Ceza Dairesi tarafından onanmasına karar verilen Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılan 22.06.2010 gün ve 2007/990 Esas, 2010/289 Karar sayılı kararına konu iddia ve eylemlerin taraflar arasında gerçekleştiği iddia edilen aynı eyleme yönelik olup olmadığının saptanması ve bu bağlamda 5271 sayılı CMK'nın 223/7. madde ve fıkrası çerçevesinde mükerrir dava olup olmadığının belirlenmesi için öncelikle, belirtilen dava dosyasının getirtilip incelenmesi denetime olanak vermesi için dosya içerisine konulması, mükerrir bir davanın ve kararın varlığı mevcut değil ise iddia edilen suçun sübutuna yönelik değerlendirme yapılabilmesi için Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/470 Esas ve 2009/710 Karar sayılı dosyasının getirtilmesi ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin irdelenmesi, dosyanın getirtilmesi olanaklı değil ise onaylı suretinin dosya içerisine konulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.