6. Ceza Dairesi 2011/7539 E. 2012/12226 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2011/7539 E. 2012/12226 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2011/7539 Esas 2012/12226 Karar 04.06.2012
6. Ceza Dairesi 2011/7539 E.,  2012/12226 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Hükmedilen cezanın süresine göre sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince REDDİNE,

I- Sanıklar ..., ... ve ...’ın yakınan ...’e yönelik dolandırıcılık suçundan, sanık ...’ın katılanlar ..., ... ve ...’ya yönelik dolandırıcılık ve sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Sanıklar ..., ... ve ...’ın yakınan ...’e yönelik dolandırıcılık eyleminde, oluş ve dosya kapsamına göre; 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesine uyduğu halde yazılı şekilde uygulama yapılması, sanık ...’ın el ve işbirliği içinde diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte yağma suçunu işlediği halde, 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a maddesi yanında aynı Yasanın 149/1-c maddesinin ve Isparta 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 732/769 sayılı Karar ile tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanıklar ..., ... ve ... savunmanları ile sanıklar ... ve ... temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışından usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,

II- Sanıklar ..., ... ve ...’ın katılan ...’e yönelik’e yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Katılan ...'in Mehmet ... adına tescilli 34 ... plakalı aracı satmak için vekaletname aldığı, aracı satmak için Uşak oto pazarına götürdüğü, burada sanıklar ... ve ...'ın araca müşteri oldukları, sanık ... 'ın da gelerek müşteri olduğu, bu şahıslarla aracın 14.600 TL bedelli olarak satımı konusunda anlaştıkları, sanıklar ..., ... ile ...'ın, katılan kapora olarak bir cumhuriyet altını verdikleri ve aracın satış işlemlerinin Çivril'de yapılmasını istedikleri, ertesi günü katılan ile arkadaşı tanık ...'ın Çivril'e geldikleri, ..., ... ve ... ile buluştukları, paranın nakit olarak ödenmesi konusunda anlaşmalarına rağmen bu şahısların alacaklarını alamadıklarını söyleyerek altın vermek istedikleri, katılanın parayı altın olarak kabul edemeyeceğini, altınları hesaplatıp para olarak alırım dediği, bunun üzerine sanık ... ile tanık ...'ın sarrafa gidip altınları hesaplattıkları, altınların 13.200 TL olarak hesaplandığı, katılanın 1.400 TL alacağı kalacak şekilde altınları kabul ettiği, sanıkların kalan 1.400 YTL'yi 3-4 gün içinde ödeyeceklerini söyledikleri, bunun üzerine katılanın Çivril noterinde aracın satışını sanık ...'a yaptığı, noter çıkışında sanık ...'ın telefon görüşmesi yaptığı, alacakları olduğunu Dinar'a giderlerse paranın tamamını vereceklerini söylediği, bunun üzerine sanıklar ..., ..., tanık ... ve katılanın Dinar'a geldikleri, Çivril'de kalan ... ...'ın da diğerlerinden ayrı olarak Dinar'a geldiği, Dinar 'da bir eve geldikleri, kapıyı sanık ...'in gayrı resmi eşi sanık ...'ın açtığı ve durumdan haberdar olduğu içinde, “altınları verin sarrafa vereceğim para alacağım” dediği, katılanın karşı çıkıp, sarrafa birlikte gitmeyi teklif ettiği, sanık ...'ın “Dinar'ın küçük bir yer olduğunu, adının çıkabileceğini” söylediği, bunun üzerine katılanın sanık ...'a gidilecek sarrafı söylerse orda buluşabileceklerini belirtmesi üzerine, sanık ... 'ın bunu da kabul etmediği, altınların kaydının kendisinde olduğunu polis çağırıp onları sarkıntılık ve cinsel saldırıyla suçlayabileceğini belirterek tehdit ettiği, sanık ...'in katılan ile tartışıp, altınları vermezse bağırıp çağıracağını, polis çağıracağını, hatta katılanı ve arkadaşını oradan çıkartmayacağını,sokaktan ayrılamayacaklarını belirtip, ardından sanık ...’in kendi geldiği arabanın arka koltuğunda bulunan av tüfeğini aldığı, tüfeği katılana doğru yönlendirerek, «ben gerekirse kimseyi yaşatmam, asarım keserim» şeklinde tehdit sözlerini artırarak söylediği, olayın başından beri aynı ortam içinde bulunan diğer sanıkların hiçbir müdahalede bulunmadıkları, katılanın bu tehdit altında malı teslim etme noktasına ulaştığını anlayan sanıklardan ...'in bu kere uzlaştırıcı rolüne soyunduğu ancak yakınanın kendisine yönlendirilen tehditleri ciddiye aldığı, bu nedenle de kendisine ve arkadaşına zarar gelmemesi için altınları vereceğini söylediği ve ardından altınları sanıklara teslim ettiği, sanıkların boş bir senedi katılana

verdikleri, katılanın korku ve olayın etkisi ile senedin alacaklı ve borçlu kısmına sanık ...'ın, kefil olarak sanık ...'ın yazıldığı ve bu haliyle senedin imzalandığı, bu aşamadan sonra sanıkların altınları sarrafa verip para alacaklarını, parayı da katılana verip senedi geri alacaklarını söyledikleri, katılan ile arkadaşı tanık ...'ın akşam'a kadar burada bekledikleri, sanık ...'ın bu süre zarfından birkaç kez sarrafa gittiği, sarrafın çocuğunun hastalığı nedeniyle hastaneye gittiğini söyleyerek katılanı oyaladıkları ve katılanın ile tanık ...'ın Uşak'a geri döndükleri, şeklinde gerçekleşen eylemde; sanıklar ..., ... ve ...’ın eyleminin bir bütün halinde diğer sanık ...’ın yağma suçuna iştirak olduğu halde, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a-c maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanı ile sanık ...’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın