6. Ceza Dairesi 2011/5052 E. 2013/19247 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2011/5052 Esas 2013/19247 Karar 03.10.2013
6. Ceza Dairesi 2011/5052 E., 2013/19247 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
I)Belli süre ile hapis cezasına mahkum olmak cezanın uyarı gereksinimini ve kişinin etkin pişmanlık duymasını sağlayabilir. Kısa süreli hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesi toplum barışı açısından bir zorunluluk göstermeyebilir. İşte bu hal için kısa süreli hapis cezasının paraya veya tedbire çevrilmesi cezanın sanığın kişiliğine uydurulmasını öngören bir kurumdur. Talep halinde ise olumlu veya olumsuz yasal gerekçeler gösterilerek bir karara bağlanması zorunludur.
Sanığın lehe olan hükümlerin tatbiki talebinin 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesini de kapsadığı dikkate alınarak bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
II) TCK'nın 50 ve 51. maddesi cezanın şahsileştirmesini öngören normlar olup,
5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde yer alan hükmün açıklanması kurumu ise doğurduğu sonuçlar itibariyle karma özelliğe sahiptir.
1) Suça ilişkin koşullar;
a) Yargılama sonunda mahkumiyet hükmü tesis edilmesi ve 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası,
b) Suçun Anayasanın 174. maddesinde güvenceye alınan suçlardan bulunmaması,
2) Sanığa ilişkin koşullar;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması,
b) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen önceki hale getirme veya tamamen giderme,
c) Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşılması gerekmektedir. Anılan bu koşulların bulunması ve hükümden sonra yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasa değişikliğine göre de sanığın kabulü halinde hükmün açıklanmasını geri bırakmaya karar verebilir.
Görüldüğü üzere 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 51. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi koşulları ve sonuçları aynı olmadığı bu nedenle önce 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulama koşulları bulunup bulunmadığı değerlendirilip olumsuz sonuca ulaşılması halinde cezanın kişileştirilmesine ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 51. maddeleri yönünden takdir ve değerlendirme denetime olanak verecek biçimde yasal ve yeterli gerekçelerde gösterilmelidir.
Hal böyle olunca;
Adli sicil kaydına göre herhangi bir mahkumiyet kararı olmayan evli, 6 çocuklu, zaman zaman ev temizliği işlerine giderek ailesinin geçimine katkıda bulunan, olay sonrasında hemen yakalanıp suça konu mala el konulup mağdura iadesi gerçekleşen yüklenen suç dışında dosyaya yansıyan başkaca bir olumsuzluk bulunmayan ve izlenemeyen sanık hakkında; “dosya kapsamında herhangi bir olumsuz hali tespit edilemediğinden TCK'nın 62. maddesinin” sanığın geçmişteki hali ve tekrar suç işlemeyeceği hususundaki kanaat sonucunda TCK'nın 51. maddesi ile uygulama yapılmasına karar verilmesine karşın,
5271 sayılı 231. maddesinin ise “ sanığın suçu inkarı, duruşmada tespit edilen kişilik özellikleri, mağdurun zararının giderilmemesi nazara alınarak yasal şartları oluşmadığından bahisle uygulanmamasına karar verilmiş ise de, sanığın kişilik özelliklerinin olumsuzluğuna dair duruşma tutanaklarına yansıyan bir durumun olmaması, eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle ortada bir zararın bulunmaması, suçun inkarının ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilme şartlarından olmaması dikkate alınarak erteleme kararı ile, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin kararın gerekçesinde çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.