6. Ceza Dairesi 2011/4290 E. 2013/25636 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2011/4290 Esas 2013/25636 Karar 18.12.2013
6. Ceza Dairesi 2011/4290 E., 2013/25636 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma (Dolandırıcılık) HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında Dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı itiraz yolu açık olup, sanık savunmanının bu konudaki istemi üzerine, Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2008 tarih 2008/604 Değişik İş sayılı kararı ile “itirazın reddine” karar verildiği ve itiraz üzerine verilen kararların 5271 sayılı CMK’nın 271/4.maddesi gereğince kesin olduğu anlaşıldığından; dosyanın incelenmeden yerine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE oybirliğiyle, II- Sanıklar ... ve ... hakkında Dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Olay günü gece saat : 22.30 sıralarında, katılanların, sanık ... ile telefonla görüşerek para karşılığında cinsel ilişkide bulunmak üzere araçları ile birlikte evinin önüne gittikleri, sanık ...' nin yanlarına gelerek “ Parayı almadan araçlarına binmeyeceğini” belirtmesi üzerine, katılan ...'in 50 TL, katılan ...'ın 100 İsviçre frangını verdikleri, parayı alan sanığın evine girdiği anda, diğer sanıklar ... ve ...'in birinin elinde sopa diğerinin elinde tüfek ile saklandıkları yerden çıkararak "50-100 YTL.ye karı mı sinkaf edilirmiş" diyerek üzerlerine doğru gelmelerinden korkan katılanların araçları ile birlikte kaçmaları şeklinde eylemin gerçekleştiğinin katılanların aşamalardaki beyanları ile belirlendiği ve mahkemenin kabulününde bu şekilde olduğunun anlaşılması karşısında, sanıklar ... ve ...'un sübut bulan eyleminin mağdur sayısınca yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, vasıflandırmada yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 18.12.2013 tarihinde üye ...'in ve üye ...'ün karşı oyuyla oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif Üye) (Muhalif Üye) KARŞI OY Olay tarihinde müştekiler, sanıklardan ... ile telefonla irtibat kurarak para karşılığı cinsel ilişkide bulunmak üzere anlaşmış, kullandıkları araçla sanık ...'nin evinin önüne gelmiş, ...'yi araca davet etmiş, sanık ise araca binmeden önce parayı peşin olarak aldığını söyleyerek parayı istemiş 50 TL ile 100 İsviçre frangını almış, ancak araca binmek yerine evinin içine kaçmış, bu sırada evin bahçesinde bulunan sanıklar ... ve ...'un ellerindeki sopalarla üzerlerine doğru geldiğini gören müştekiler olay yerinden kaçarak jandarmaya şikayete gitmişlerdir. Müştekiler jandarmada alınan ilk ifadelerinde paralarının ellerinden zorla alındığını beyan etmiş iseler de soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığında, yargılama aşamasında Asliye Ceza ve Ağır Ceza Mahkemesinde alınan ifadelerinde açıkça parayı ...'nin alıp evin içine kaçtığını bundan sonra diğer iki sanığın kendilerine saldırmak üzere üzerlerine yürüdüğünü bu nedenle olay yerinden kaçtıklarını beyan ettikleri, mahkemenin de olayı bu şekilde kabul edip eylemi dolandırıcılık olarak nitelediği ve hüküm kurulduğu; Oluş ve kabule göre paranın alınması öncesinde veya alınması sırasında zor kullanmanın söz konusu olmadığı, olayda tüm sanıklar yönünden yağma suçunun unsurlarının bulunmadığı; Müştekilerin yasal olmayan bir amaçla sanık ...'ye para verdikleri ancak sanık ...'nin cinsel ilişki vaadini yerine getirmeyip evine kaçması eyleminin hukuki ihtilafa konu bir anlaşmazlık olabileceği, eylemde dolandırıcılık suçunun hile unsurunun bulunmadığı, diğer sanıkların sopalarla müştekilerin üzerine yürümeleri eyleminin de TCK 106/1 maddesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturabileceği, sanıklar ... ve ...'in önceden sanık ... ile anlaşarak eylemi gerçekleştirdiğine dair somut delil olmadığı düşüncesi ile sayın Çoğunluğun sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün, eylemin yağma suçunu oluşturacağı gerekçesi ile bozulmasına ilişkin kararına katılmıyoruz. 18.12.2013 (Muhalif üye) (Muhalif üye)
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.