6. Ceza Dairesi 2011/3622 E. 2013/21082 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2011/3622 E. 2013/21082 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2011/3622 Esas 2013/21082 Karar 30.10.2013
6. Ceza Dairesi 2011/3622 E.,  2013/21082 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, suç eşyasının satın alınması
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Üst Cumhuriyet Savcısının sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümler için yaptığı temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;

Sanık ... hakkında hırsızlık, sanık ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan “hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararın, 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi gereğince temyizi olanaklı olmayıp itirazı olanaklı kararlardan olması nedeniyle, dosyanın itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,

II-Üst Cumhuriyet Savcısının sanık ... hakkında kurulan hüküm için yaptığı temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Hükmün tefhim olunduğu 05.03.2008 günlü oturumda, 5271 sayılı CMK'nın 216/3.maddesine aykırı olarak hükümden önce son sözün hazır bulunan sanığa verilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması,

2-Gerekçeli kararda 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı biçimde suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi,

3-Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinden uygulama yapıldığı, diğer sanıklar hakkında hırsızlık eylemi nedeniyle uygulama yapılırken, hüküm fıkrasının (1) nolu bendinde sanıkların isimleri yazılmayarak sanki sanık ... hakkında da hırsızlık suçundan hüküm kurulduğu intibaı oluşturularak gerekçe ile hüküm fıkrası arasında karışıklık ve çelişkiye yol açılması,

4-Sanığın olay günü diğer sanık ... birlikte yakınanın kamyonunun mazot deposunun alt kısmında bulunan vidasını gevşeterek akaryakıt çaldığının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,

5-Sanığın diğer sanık ... ile birlikte yakınana ait araçlardan akaryakıtı çaldıkları, daha sonra diğer sanık ...'nun aracına yükledikleri esnada devriye görevini yapan jandarmaca yakalandıklarının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin tamamlandığı gözetilmeden, yazılı şekilde teşebbüs hükümlerinin uygulanması,

6-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması,

7-Sanığın UYAP'tan alınan adli sicil kaydında sabıkasının bulunmadığı, mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi olarak sabıkalı olması ve kişilik özelliğinin belirtildiği, 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin uygulanma gerekçesi olarak ta geçmiş hali ve pişmanlık göstermesi belirtilerek gerekçeler arasında çelişki oluşturulması,

Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın