6. Ceza Dairesi 2011/19496 E. 2012/24715 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2011/19496 E. 2012/24715 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2011/19496 Esas 2012/24715 Karar 17.12.2012
6. Ceza Dairesi 2011/19496 E.,  2012/24715 K.

Kapıyı zorlamak suretiyle iş yerinden hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1-son, 59, 81/2. maddeleri uyarınca 6 sene 8 ay 28 gün, sanık ...'in, 765 sayılı Kanun'un 493/1-son, 65/3, 522/1, 59. maddeleri gereğince 1 sene 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2002 tarihli ve 2002/85 esas, 2002/280 sayılı, sanık ...'in, 765 sayılı Kanun'un 493/1-son, 522/1, 55/3, 59, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddeleri uyarınca 339.534.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 07/07/2004 tarihli ve 2003/679 esas, 2004/975 sayılı kararlarının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun lehe olmadığından önceki hükmün aynen muhafazasına, sanık ...'ın, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143/1, 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'in, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143/1, 31/3, 62/1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/4. maddeleri uyarınca 289 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 15/06/2005 tarihli ve 2002/25 esas, 2002/280 sayılı, 24/06/2005 tarihli ve 2002/25 esas, 2002/280 sayılı, 23/06/2005 tarihli ve 2003/679 esas, 2004/975 ek sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 09/08/2011 gün ve 2011/10082/41922 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/09/2011 gün ve KYB/2011/266758 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 17/10/2011 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(Dosya kapsamına göre, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/09/2006 tarihli ve 2006/359-7944 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı nazara alınarak yapılan incelemede,

1- Sanıklar ..., ... ve ... haklarında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 ./.
sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinden karar verilmesinde,

2- Müşteki Şükrü Naili Günay'ın marketine geceden sayılan saat 23.00 sıralarında sağlam ve dayanıklı maddelerden yapılan kepenk kilidini aletle zorlayıp açarak içeriden hırsızlık yapılması olayında, 5237 sayılı Kanun uygulandığında hırsızlık dışında, geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından da değerlendirme yapılması gerekeceğinin gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;

TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;

I-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/72049 sayılı ihbar yazısı ile;hükümlü ... hakkında Salihli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.6.2005 tarih ve 2002/25-280 Esas ve Karar sayılı; hükümlü ... hakkında aynı mahkemenin 15.06.2005 tarih ve 2002/25-280 Esas ve Karar sayılı; hükümlü ... hakkında aynı mahkemenin 23.06.2005 tarih 2003/679 Esas ve 2004/975 Karar sayılı ek kararlarının kanun yararına bozulmasının talep edildiği; Dairemizin 20.12.2010 tarih, 2009/9701 Esas ve 2010/20773 Karar sayılı ilamı ile; hükümlü ... hakkındaki ek kararın kesinleşmediği gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminin reddine karar verildiği; hükümlü ... hakkında Salihli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2005 tarih ve 2002/25-280 Esas ve Karar sayılı; hükümlü ... hakkında aynı mahkemenin 23.06.2005 tarih, 2003/679 esas ve 2004/975 karar sayılı ek kararların da kanun yararına bozulmasının talep edildiği, anılan ek kararlara karşı başvurulacak yasa yolu açıklanırken “..7 günlük süre içinde Salihli Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere” denmek suretiyle merciin yanlış gösterilmesi ve yasa yoluna başvuru şekli Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 232/6 ve 291. maddelerine göre yöntemine uygun olarak gösterilmediğinden, hükümlüler ... ve ... hakkındaki ek kararlar kesinleşmediği halde, anılan hükümlülere yönelik kanun yararına bozma istemi hakkında bir karar verilmemiş olduğu; hükümlü ... yönünden kanun yararına bozma isteminin reddi üzerine, anılan ek
kararın hükümlüye 20.05.2011 tarihinde tebliğ edildiği, hükümlünün süresi içerisinde vermiş olduğu 23.05.2011 tarihli dilekçe ile temyizi olanaklı ek karara itiraz ettiği, 5271 sayılı CMK'nın 264/1. maddesi uyarınca hükümlü yönünden yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağı, kanun yararına bozmanın hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve Yargıtay'dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek,

Hükümlü ... hakkında Salihli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2005 tarih, 2002/25 Esas ve 2002/280 Karar sayılı; hükümlü ... hakkında aynı mahkemenin 23.06.2005 tarih, 2003/679 Esas ve 2004/975 Karar sayılı ek kararları kesinleşmediğinden, kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,

II-Hükümlüler ... ve ...'e, anılan ek kararlara karşı başvurabilecekleri yasa yolu, süresi ve sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağı, incelemeyi yapacak merci, başvurunun hangi makamlara ve ne şekilde yapılacağı hususlarını gösterir biçimde açıklamalı olarak yeniden yöntemine göre tebligat yapılıp, buna ilişkin belge ve sunarlarsa temyiz dilekçeleri de eklendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın