6. Ceza Dairesi 2011/10864 E. 2013/23963 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2011/10864 E. 2013/23963 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2011/10864 Esas 2013/23963 Karar 26.11.2013
6. Ceza Dairesi 2011/10864 E.,  2013/23963 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri cezanın şahsileştirmesini öngören normlardan olup,

5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde yer alan hükmün açıklanması kurumu ise doğurduğu sonuçlar itibariyle karma özelliğe sahiptir.

1) Suça ilişkin koşullar;

a)Yargılama sonunda mahkumiyet hükmü tesis edilmesi ve 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası,

b)Suçun Anayasa'nın 174. maddesinde güvenceye alınan suçlardan bulunmaması,

2) Sanığa ilişkin koşullar;

a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması,

b) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen önceki hale getirme veya tamamen giderme,

c) Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşılması gerekmektedir. Anılan bu koşulların bulunması ve hükümden sonra yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasa değişikliğine göre de sanığın kabulü halinde hükmün açıklanmasını geri bırakmaya karar verebilir.

Görüldüğü üzere 647 sayılı Yasanın 4. ve 6. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi koşulları ve sonuçları aynı olmadığı bu nedenle önce 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulama koşulları bulunup bulunmadığı değerlendirilip olumsuz sonuca ulaşılması halinde cezanın kişileştirilmesine ilişkin 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddesi yönünden takdir ve değerlendirme denetime olanak verecek biçimde yasal ve yeterli gerekçelerde gösterilmelidir.

Hal böyle olunca;

Adli sicil kaydına göre herhangi bir mahkumiyet kararı olmayan, bekar ve okuryazar olan, çobanlık yaparak kazandığı aylık 180 TL gelirle geçimini sağladığını beyan eden, yüklenen suç dışında dosyaya yansıyan başkaca bir olumsuzluk bulunmayan ve izlenemeyen sanık hakkında; “Duruşma sırasındaki tutumu dikkate alınarak 765 sayılı TCK'nın 59. maddesinin” ve "Şahsi-sosyal ve sabıka durumu gözönüne alınarak 647 sayılı Yasanın 6. maddesi ile uygulama yapılmasına" karar verilmesine karşın, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki diğer hususlar dikkate alınarak; yasa normunun objektif ve subjektif kriterleri ile uygulama yapılması gerekirken, “Sanık için hapis cezası belirlenip Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması yoluna gidildiğinde sanığın denetimli serbestlik tedbirine tabi kılınması ve kendisine yükümlülük yüklenebilmesi, 5 yıllık denetimli serbestlik süresini yükümlülüklere uygun geçirdiğinde hakkındaki davanın düşmesine karar verileceği, aksi takdirde hakkında hükmolunan hapis cezasını çekmek zorunda kalabileceği göz önüne alındığında sanık için 765 sayılı yasaya göre belirlenen hapis cezasının paraya çevrilip ertelenebilmesi, erteleme süresince bir suç işlenmezse mahkûmiyetin

olmamış sayılması, erteleme süresince sanığın denetimli serbestlik gibi belli yükümlülüklere tabi kılınmaması, erteleme sürecinde suç işlense dahi çektirilecek cezanın para cezası olması nedenleriyle sanık için 765 sayılı yasaya göre hüküm kurulması, bu hükmün, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması yoluna gidilmeksizin para cezasına çevrilip ertelenmesi lehine kabul edilmiştir” denilerek bir şekilde infazı da değerlendirip, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın