6. Ceza Dairesi 2010/8604 E. 2013/5966 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2010/8604 Esas 2013/5966 Karar 26.03.2013
6. Ceza Dairesi 2010/8604 E., 2013/5966 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-) Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıkların kabul edilen işyeri dokunulmazlığını bozma eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği, aksi halin, sanıkların; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince ve sanık ...'in önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün de bulunması nedeniyle, sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanıkların, yakınanın işyerine kapısını kilit bölgesinden kırmak suretiyle girip 50 TL para, bilgisayar kasası ve hoparlörünü alarak evlerine götürdükleri, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında 40 dakika sonra tekrar gelerek çelik kasayı üç tekerlekli el arabasına yükleyip götürdüklerinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Yasanın 43/1; birden fazla
kişi tarafından birlikte işlenen işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde de aynı yasanın 119/1-c ve 43/1. maddelerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
2-) Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler ile yargılama giderine ilişkin bölümden “müteselsilen” sözcüğü çıkarılıp, TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümlerin yerlerine, “sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesinin; “müteselsilen” sözcüğünün yerine ise, “sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı” ifadesinin yazılması suretiyle diğer yönleri, eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-) Sanıklar hakkında mala zarar verme; sanık ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince;
1-) Sanık ...’ın yüklenen suçu işlemedikleri yönündeki savunmalarının aksine, diğer sanıklar ... ve ...’in, yargılama sırasında değiştirdiği, soyut suç atma niteliğindeki anlatımları dışında, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın beraati yerine yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi,
2-) Mala zarar verme suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı halde dava konusu dışına çıkılarak, ek savunma ile sanıklar hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 225/1. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanları ile sanık ...’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, mala zarar verme suçu yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.