6. Ceza Dairesi 2010/8504 E. 2013/4553 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2010/8504 E. 2013/4553 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2010/8504 Esas 2013/4553 Karar 12.03.2013
6. Ceza Dairesi 2010/8504 E.,  2013/4553 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Çaldığı motorsikleti sürükleyerek götürdüğü sırada polis ekiplerince şüphe üzerine durdurulan sanığın çelişkili beyanlarda bulunması nedeniyle inceleme için karakola intikal edildiği sırada, motorsikletin çalıntı olduğunun anlaşılması karşısında; suçun tamamlandığı düşünülmeden, kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek eksik cezaya hükmedilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden “tekerrür ve denetimli serbestlik” ve TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak; yerlerine “5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince, sanık hakkında Mersin 3.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 28.02.2004 gün ve 2004/322-1269 karar sayılı ilamına konu olan hırsızlık suçundan verilen adli para cezasının mükerrirliğe esas alınmasına ve sanık hakkında cezanın infazından sonra da mükerrirlere ilişkin infaz rejiminin uygulanmasına" ve “Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri nedeni dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.03.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

( Muhalif Üye)
KARŞI OY:

Sanık ...'in, müşteki ...'ın kullandığı ve Elektrotel Telekom...Ltd. Şirketi adına tescilli, Yamaha Marka, 33 HZ 984 plakalı motorsikleti, 09.03.2006 tarihinde Mersin İli Toros Devlet Hastanesi Teknik Bölümleri önündeki parkedildiği yerden çaldığı, Yeni Mahalle 5315 nolu sokakta sürükleyerek götürürken yakalandığı şeklinde gerçekleşen olayın sübutunda herhangi bir tereddüt ve uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkeme TCK.nın 141/1, 35/2. maddesinde düzenlenen suçtan hüküm kurmuş, sayın çoğunluk ise suç tamamlandığı halde teşebbüs hükümlerinin uygulanmasını karşı temyiz olmadığından eleştiri konusu yaparak TCK.nın 53 ve 58. maddeleri açısından hükmü düzelterek onamıştır.

Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 gün ve 2012/1411-1852 sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, sabit bir noktaya bağlı olmaksızın sokağa parkedilmiş motorsikletin çalınması eyleminin TCK.nın 142/1-e maddesinde düzenlenen kullanım gereği açıkta bırakılan eşyanın çalınması suçunu oluşturacağı, aleyhe temyizin bulunmaması nedeniyle bu hususun da eleştiri konusu yapılarak hükmün düzeltilerek onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan suç vasfının kabulüne yönelik sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın