6. Ceza Dairesi 2010/17202 E. 2012/3117 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2010/17202 E. 2012/3117 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2010/17202 Esas 2012/3117 Karar 27.02.2012
6. Ceza Dairesi 2010/17202 E.,  2012/3117 K.

Hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/ilk, 522, 55/3, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri uyarınca 440 yeni Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, Samsun 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/02/2005 tarihli ve 2004/913 esas, 2005/138 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, anılan Kanun'un lehe olmadığından bahisle önceki cezanın 440 yeni Türk lirası adli para cezası olarak infazına ilişkin, aynı Mahkemenin 29/12/2006 tarihli ve 2003/913 esas, 2005/138 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 20.05.2010 gün ve 32297 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet .Başsavcılığının 03.06.2010 gün ve KYB/2010/131435 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 11.06.2010 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:

Anılan Yazıda;

(5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde,

Suçun işlendiği tarihte 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanığın üzerine atılı eylemin hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5395 sayılı Kanun'un 24. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunduğu cihetle, öncelikle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde,

Hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23/1. maddesinde yer alan " Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda belirlenen ceza, en çok üç yıla kadar (üç yıl dahil) hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, bu hususun nazara alınmamasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. Maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.

TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararları ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre: sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.

İnceleme konusu karara gelince;

1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu oluşturan eylemi nedeniyle, 5237 sayılı Yasanın 61. maddesi uyarınca, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23 ve 24. maddelerinin değerlendirilmesi ile bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden dosya üzerinde inceleme yapılarak hüküm kurulması,

2- 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5235 sayılı Yasanın 10 ve 11. maddeleri gereğince, davaya bakmanın üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirdiğinden, kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın gönderme yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü ... hakkında Samsun 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nden verilip kesinleşen 29.12.2006 gün ve 2003/913 esas, 2005/138 sayılı ek kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın