6. Ceza Dairesi 2009/5362 E. 2012/9590 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2009/5362 Esas 2012/9590 Karar 03.05.2012
6. Ceza Dairesi 2009/5362 E., 2012/9590 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM :19.07.2004 tarih ve 2003/726 E, 2004/963 K. Sayılı ilamın aynen infazına dair.
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 19.07.2004 tarih ve 2003/726 esas, 2004/963 karar sayılı erteli hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün temyiz edilmeden 09.09.2004 tarihinde kesinleşmesinden sonra, sanığın 27.12.2007 tarihinde yeniden hırsızlık suçu işlediği ve bu suçtan da hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkeme, erteli cezasının 765 sayılı TCK'nın 95/2. maddesi uyarınca aynen infazı hususunda yapılan ihbarı değerlendirmek için dosyayı yeniden ele aldığında, duruşma açmak suretiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98. ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri çerçevesinde lehe olan yasanın belirlenmesi için değerlendirme yapmış ve değerlendirme sonucunda 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğunu kabul etmiş ve aynı kararda erteli hapis cezasının anılan Yasanın 95/2. maddesi gereğince aynen infazına hükmetmiştir. Mahkemenin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98. ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri çerçevesinde lehe olan yasanın belirlenmesi için 26.11.2008 tarih ve 2003/726 esas 2004/963 ek karar sayılı “uyarlama hükmü” kurduğu kabul edilerek yapılan incelemede: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Gece vakti mağdura ait eve açık banyo penceresinden girerek, içerden banka kartları, nüfus cüzdanı ve 30 Türk Lirası kadar para çalan hükümlünün hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden, lehe olan Yasanın belirlenmesi için yapılan değerlendirmede, uygulama koşulları oluşmayan 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesi uyarınca cezasından indirim yapılması, 2- Oluşa uygun düşen kabule göre, hükümlünün eyleminin hırsızlık suçunun yanı sıra, 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4. maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığını ihlal suçunu da oluşturduğu ve bu suçun eylem tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen “uzlaşma” hükmüne bağlı olduğu dikkate alınarak bu konuda da bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/1, 522/1 (pek hafif), 647 sayılı Yasanın 6. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 53, 116/2-4, 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları ile konut dokunulmazlığını bozmak suçu için 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükümleri de değerlendirildiğinde; 647 sayılı Yasanın 6. maddesinde düzenlenen “erteleme” müessesesinin hukuki sonuçları bakımından 5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında 765 sayılı Yasa hükümlerinin hükümlü lehine olduğunun kabulünde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'in temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.