6. Ceza Dairesi 2009/10600 E. 2013/1330 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2009/10600 Esas 2013/1330 Karar 04.02.2013
6. Ceza Dairesi 2009/10600 E., 2013/1330 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'nın nüfus kayıt örneği ile adli sicil ve arşiv kaydı internet ortamında UYAP'tan çıkartılarak dosyaya eklenmiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Mağdurun aşamalardaki anlatımlarında, yağma suçunun işlendiği sırada sanıkların “Kafana tuğla ile vururuz, çok konuşma” dedikleri ve yumruk attıklarını belirtilmiş olaması karşısında; mağdura, eylem sırasında sanıkların ellerinde tuğla olup olmadığının sorulması ve sonucuna göre, 5237 sayılı TCK'nın 6/1-f maddesinde öngörülen düzenleme ışığında, aynı Yasanın 149/1. maddesinin (a) bendinin uygulama olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması,
2- Olay günü güneşin saat 17.49'da battığı, 5237 sayılı TCK'nın 6/1-e maddesi gereğince, gece zaman diliminin saat 18.49'da başladığı, suçun da saat 18:30 sıralarında gündüz vakti işlendiği dikkate alındığında; somut olay için 5237 sayılı TCK'nın 149/1. maddesinin (h) bendi ile uygulama yapılamayacağının düşünülmemesi,
3- Mağdurun, hükme esas alınan 10.01.2008 tarihli oturumdaki anlatımına göre; Cumhuriyet Savcısına ifade verdikten sonra yağmalanan telefonunun benzerinin sanık ...'un babası tarafından kendisine iade edildiğini ve iadeyi kabul ettiğini belirtmiş olması karşısında; iadenin kovuşturma başlamadan önce yapılmış olması nedeni ile sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 168/3. maddesinin 1.cümlesi gereğince, cezalarından 1/3 oranından daha fazla indirim yapılması gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
4- 21.02.2005 tarihinde işlenen suç nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesinde 29.06.2005 gün ve 5377 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki düzenleme gereğince, sanık ...'un cezasından 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5- 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin, aynı maddenin 4. fıkrasına aykırı olarak suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan sanık ... hakkında uygulanamayacağının düşünülmemesi,
6- 5271 sayılı CMK.nın 326/2. maddesi uyarınca, birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına hükmedilmesi gerekirken; kararda sanıkların ödemekle yükümlü oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.