6. Ceza Dairesi 2008/8846 E. 2010/4094 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2008/8846 E. 2010/4094 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2008/8846 Esas 2010/4094 Karar 12.04.2010
6. Ceza Dairesi 2008/8846 E.,  2010/4094 K.

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:

I- Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara,gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
II- Konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:

Dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Suçun gündüz vakti işlendiği kabul edilip uygulama yapıldığı halde,temel uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 116.maddesinin 1.fıkrası yerine 4.fıkrası olarak yazılması,

2- Sanığın aşamalarda “... isimli bir arkadaşı ile birlikte mağdurun konutuna girerek hırsızlık yaptıklarını” belirtmiş olması karşında; 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c.maddesi ile cezada arttırma yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

3- 5271 sayılı CMK'nın 253/4.maddesinde belirtildiği şekilde Cumhuriyet Savcısı tarafından kolluk görevlisine, mağdurun ifadesi alınırken uzlaşma teklifinde bulunulması hususunda verilmiş bir talimatın olduğuna ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığı halde; soruşturma ve kovuşturma aşamasında, anılan Yasanın 253 ve 254.maddeleri gereğince uzlaşma hükümleri değerlendirilmeden,mağdurun kolluktaki “uzlaşmak istemediğine” ilişkin beyanı ile yetinilerek hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesinin gözetilmesine, 12.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın