6. Ceza Dairesi 2008/4128 E. 2012/3823 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2008/4128 Esas 2012/3823 Karar 05.03.2012
6. Ceza Dairesi 2008/4128 E., 2012/3823 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, 6136 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu için kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanığa yüklenen ve 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesine uyan ruhsatsız tabanca bulundurmak suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, mahkumiyet hükmünün kurulduğu 31.03.2006 tarihi ile inceleme tarihi arasında aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II- Hırsızlık suçu için kurulan hükmün incelenmesinde:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Zorlanarak açıldığı belirlenen plastik doğramadan imal edilmiş pencere pervazının sağlam ve dayanıklı olduğuna ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan 765 sayılı TCK'nın 493/1. madde ve fıkrası ile uygulama yapılması,
2-765 sayılı TCK'nın 522/1.maddesinin “pek hafif” hükmünün uygulanmasına esas alınan suça konu toplam değerin denetime olanak sağlanması yönünden karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nda tanımlanan hırsızlık suçun öğelerinin farklı olduğu, olay günü saati belirlenemeyen bir zamanda yakınanın evine pencere pervazına zarar vererek açıp içeri giren ve hırsızlık yapan sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1. maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozmak ve 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması,
4-5237 sayılı TCK’nın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının,765 sayılı TCK’nın 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle,daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, lehe olan yasanın belirlenmesi aşamasında bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
5- Sanığın başka bir suçu işleyeceği ihbarı üzerine kolluk görevlilerince göz altına alındığında, yakınanın evinden çaldığı kabul edilen eşyanın içinden sadece suça konu tabancayı ve bir kısım mermileri sakladığı yeri göstererek, tabancanın ve 6 adet merminin iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması ve lehe olan yasanın buna göre değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
6- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın (pencere pervazının sağlam ve muhkem olduğu kabul edildiği takdirde 493/1, sağlam ve muhkem olmadığı kabul edildiği takdirde 491/4), (belirlenen değere göre 522/1), 59/2, 647 sayılı Yasanın 4. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, (uygulama koşulları varsa 168/1-4), 62/1, 53, 116/1, 53, 151/1, (53). maddelerinde öngörülen cezaların türü, alt ve üst sınırları ile konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları için 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen “uzlaşma” hükmü bakımından, 5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, sanık yararına olan yasanın yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
7- 5275 sayılı Yasanın 122.maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, hükmolunan para cezasının süresinde ödenmemesi durumunda, gecikme zammı uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.