6. Ceza Dairesi 2008/1356 E. 2012/7419 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2008/1356 E. 2012/7419 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2008/1356 Esas 2012/7419 Karar 11.04.2012
6. Ceza Dairesi 2008/1356 E.,  2012/7419 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, Özgürlüğü kısıtlama, Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Hükmedilen cezanın türü ve süresine göre sanıklar ... ve ... savunmanlarının duruşmalı inceleme isteminin ve yasal süre içinde temyiz başvurusunda bulunmayan katılan ... vekilinin bu konudaki isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317 ve 318. maddesi gereğince REDDİNE,

I- Sanıklar ..., Seracettin Kırbaş hakkında yağma ve özgürlüğü kısıtlama ve sanıklar ..., ... hakkında yağma eylemine katılma suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde;

Sanıkların, yağma suçunu katılanın iş yerinde ve konutta, gece zaman diliminde, silahla ve birden fazla kişiyle birlikte ve dosya içersinden anlaşılıp kabul edilmesi karşısında; haklarında 5237 sayılı TCK.nun 149/1. maddesinin (a), (c), (h), bentleri ile birlikte (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı ile sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın “53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlar çıkarılarak” yerine 53. maddeyle ilgili olarak ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:

Sanıkların eylemine uyan, 765 sayılı TCK.nun 456/1 maddesinde öngörülen kasten yaralama suçuna ait cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 30.08.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

III- Sanık ... hakkında yağma ve özgürlüğü kısıtlama,sanık ... hakkında özgürlüğü kısıtlama suçlarından kurulan hükümlerin incelemesine gelince ;

1-Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271sayılı CMK' nun 231.maddesi gereğince sanık ...'ın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluğu,

2-Sanıklar ..., ... ve ... ile katılan ... 'in sanık ...'yi Naci ismi ile tanıdıklarını soruşturma aşamalarındaki ifadelerinde belirttikleri, İran İslam Cumhuriyeti“Ülke Ceza Evleri Dairesi”nin 13.12.2004 günlü yazı ekinde, ... OĞLU, 1353 Hicri Şemsi (1974) doğumlu Orumiyeh ilçesine bağlı köyünden verilme 1039 numaralı nufus cüzdanı sahibi Naji Sharifi isimli mahkumun 06.07.1377 Hicri Şemsi ( Eylül /1998) tarihinde ceza evinden kaçmış olduğu, ekindeki belgede de , baba adı Abdulgaffur olan merhum Kemal Şerifi Seyyedani'nin 1980 yılında trafik kazası sonucu öldüğü bildirilip devamında, ölen ...'nin eşinin ... adındaki yeğeni olan kişinin nüfus cüzdanını çaldıktan sonra değiştirip pasaport almak suretiyle Türkiye'ye gidip geldiğini ayrıca bu kişinin İran da kaçakçılık suçundan da Tahran'ın "Evin" ceza evinde tutuklu bulunduğu sırada kaçtığı ayrıca " İstanbul'da da adam kaçırma, haraç alma ve uyuşturucu kaçakçılığı suçlarından hapiste" bulunduğu, tutanağın nüfus cüzdanının iptali ve ilgili mercilerin dikkatine tanzim edildiği buna karşın; Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2005/4361 esas 2005/6957 sayılı adı geçen sanığın kimliğinin tespiti için İnterpol aracılığıyla araştırma yapılmasına yönelik bozma kararı gereğince İran yetkili makamlarına yapılan yazışma sonucu dosyada bulunan İran Nüfus İdaresinin 17.11.2005 günlü yazısında "onaylı fotoğrafın 23.07.1967 doğumlu ... - ... oğlu 764 kimlik numaralı Urumiye Sero bölümünden verilme kimlik hamili ... ait olduğunun onaylandığı" ancak kimliği araştırılan sanığın ölümüne ilişkin bir kaydın bulunmadığının anlaşılması karşısında; adı geçen sanığın parmak izlerinin huzurda alınması mümkün ise huzurda alınması yoksa yakalandığında kolluk tarafından veya ceza evi idaresi tarafından alınan parmak izleri temin edilip, yeni ve eski tarihli fotoğrafları ile dosyada mevcut kimlik belgeleri fotokopileride eklenerek ve sanığın kimliği hususundaki şüphelerin İran İslam Cumhuriyetinin ilgili kurumlarından gelen dosyada mevcut belgeler arasındaki çelişkiler giderilmeden duruşmaya devamla yazılı şekilde eksik inceleme ile yetinilip hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 11.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın