6. Ceza Dairesi 2007/2823 E. 2010/3448 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2007/2823 E. 2010/3448 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2007/2823 Esas 2010/3448 Karar 31.03.2010
6. Ceza Dairesi 2007/2823 E.,  2010/3448 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Üst C.Savcısının süre tutum dilekçesinde hakim havalesi bulunmadığı gibi, gerekçeli temyiz dilekçesinin de yasal süreden sonra verildiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince temyiz isteminin REDDİNE,

Sanık ...’nun yakınan ...’a karşı işlediği hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olarak savunmanının temyiz isteminin incelenmesinde;

Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 15.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı ÇKY.nın 23. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede;

765 sayılı Yasa uyarınca sanığa verilmesi gerekli ceza miktarı, uygulanacak yasa maddeleri, artırım ve indirim oranlarıyla birlikte denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden, 5237 sayılı Yasanın sanık lehine olduğu kabul edilip; koşulları bulunmadığı halde aynı yasanın 145. maddesiyle indirim yapılarak yazılı biçimde hüküm kurulması, anılan Yasalar ayrı ayrı somut olaya uygulandığında hükmolunan sonuç cezanın sanık yararına olması ve karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA;

Sanık ...’nun yakınan ... ...’a karşı işlediği hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olarak savunmanının temyiz isteminin incelenmesine gelince;

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c ve 151/1. maddelerine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilip bu suçlardan hüküm kurulmadan ve 765 sayılı Yasa uyarınca verilmesi gerekli ceza miktarı gösterilmeden soyut olarak 5237 sayılı Yasanın lehe olduğu kabul edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması;

2-5237 sayılı Yasanın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması;

3-5237 sayılı Yasa uyarınca oluşan suçlar için öngörülen cezaların alt sınırları bakımından hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 24. maddesinin değerlendirilmesi gerekliliği;

4-Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/2-son, 80, 522/1, 55/3. maddeleriyle, hükümden önce 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 43/1, 31/3; 116/1-4, 119/1-c, 31/3, 151/1, 31/3; 5560 sayılı Yasanın 41. maddesiyle yapılan değişiklikten önceki 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddeleri ışığında uygulama yapılarak sanık yararına olan yasanın yeniden belirlenmesi zorunluluğu;

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine 31.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın