6. Ceza Dairesi 2006/21528 E. 2010/16346 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2006/21528 Esas 2010/16346 Karar 21.10.2010
6. Ceza Dairesi 2006/21528 E., 2010/16346 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.12.2006 günü ve 2006/8-317 esas, 2006/319 sayılı kararı ile hükümden sonra 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMY.nın 150/3. maddesindeki yeni düzenleme karşısında; sanığa zorunlu savunman atanması gerektiği yönündeki tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5271 sayılı CMK.nun 230/1-a ve 232/2-c maddelerine aykırı olarak, mahkumiyet hükmüne dair gerekçeli kararda, suçun işlendiği yer ve zaman dilimi ile iddiada ileri sürülen görüşlerin gösterilmemesi, 2-Adli sicil kaydında gözüken ilamların tümünün onaylı örnekleri getirtilip sonucuna göre 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken, 765 sayılı TCK.nun 81/2. maddesinin uygulanmasına dayanak yapılan eski hükümlülük gösterilmeden, aynı Yasanın 522. maddesindeki pek hafif değere ilişkin ceza indiriminin uygulanamayacağının belirtilmesi, 3-5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, yakınana ait ve cadde üzerinde park halindeki aracın camını kırarak içindeki cep telefonunu çaldığı, yakınmanın da devam ettiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesindeki hırsızlığın yanı sıra aynı Yasanın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçunu da oluşturduğu gözetilip bu suçtan da hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 4-Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 62, (522/1 -pek hafif- ya da 81/2.) maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 35/2, 53; 151/1, 53. (5271 sayılı CMK.nun 253, 254.) maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların alt ve üst sınırları bakımından; özel tekerrür nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 81/2. maddesinin uygulanması halinde 5237 sayılı Yasanın; aksi halde 765 sayılı TCK.nun hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmesi zorunluluğu, 5-Kabule ve uygulamaya göre de; a-5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 29/06/2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 08.07.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, aynı Yasanın 58.maddesinde yazılı mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, b-Sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının korunmasına, 21/10/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.