5. Hukuk Dairesi 2025/3932 E. 2025/15472 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Hukuk Dairesi 2025/3932 E. 2025/15472 K. — Yargıtay Kararı

5. Hukuk Dairesi 2025/3932 Esas 2025/15472 Karar 27.11.2025
5. Hukuk Dairesi 2025/3932 E.,  2025/15472 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/142 Esas, 2024/284 Karar
KARAR : Kabul / Ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ve ecrimisile ilişkin asıl dava ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tesciline ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Adana ili, ..., ... Mahallesi 10 02... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın beton kanal ve sedde yapmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Adana ili, ..., ... Mahallesi 10 02... parsel sayılı taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin banka hesabına yatırılarak noter tebligatlarının yapıldığını, böylece kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, buna karşılık davalı tarafça tapuda ferağ verilmediğini, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Asıl davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin banka hesabına yatırılarak noter tebligatlarının yapıldığını, böylece kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, buna karşılık davalı tarafça tapuda ferağ verilmediğini, davacılar tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, talep edilen ecrimisil bedelinin yüksek olduğunu, geriye dönük olarak faiz talebinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Birleştirilen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi bulunmadığını, bu nedenle davacı idare tarafından açılan davanı reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.12.2015 tarihli ve 2011/475 Esas, 2015/674 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne ve el atma tazminatı ile ecrimisilin davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 02.12.2015 tarihli ve 2011/475 Esas, 2015/674 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre; kamulaştırma evrakının davacılar murisine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ispatlanamadığı gibi kamulaştırma bedelinin murise ödendiği de tespit edilemediğinden, asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak dava konusu taşınmaza el atma tarihi 1983 yılı öncesi olup değerlendirmede taşınmazın el atma tarihindeki niteliklerinin esas alınacağı ve dinlenen tanıkların yeminli beyanları doğrultusunda dava konusu taşınmazın el atma tarihinde ve öncesinde sulu tarım arazisi olduğuna dair beyanları dikkate alınmadan dava tarihi itibarıyla kuru tarım arazisi kabul eden ve bu kapsamda münavebe uygulayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması, sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değeri belirlenirken Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanması gerekirken, bu oranın %6 olarak kabulü ile az bedel tespiti, dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi raporunda yazılı özelliklerine göre objektif değer artışı oranı %300 olması gerekirken, daha az oranda objektif değer artışı uygulanmak suretiyle eksik bedel tespiti, davacılardan Cengiz Yaltır ve ...’nun payları üzerindeki haciz şerhlerinin bu davacılar yönünden hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi, 28.04.2018 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7139 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü harçtan muaf hale geldiğinden, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü aleyhine harca hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne ve el atma tazminatı ile ecrimisilin davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, arsa kabul edilmediği için ecrimisil bedelinin de düşük hesaplandığını, müvekkilleri lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın sulu tarım arazisi olmadığı gibi münavebeye alınan ürünlerin verimlerinin sulu arazi şartlarına göre belirlenmesinin de hatalı olduğunu, taşınmaz için tespit edilen %4 oranındaki kapitalizasyon faiz oranının yöre gerçeklerini yansıtmadığını, dava konusu taşınmaz için uygulanan objektif değer artışı oranının yüksek olduğunu, ıslah yoluyla arttırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin ve ecrimisilin tahsili ile tapu iptal ve tescil hususundadır.

2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın