5. Ceza Dairesi 2021/8395 E. 2023/12367 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2021/8395 Esas 2023/12367 Karar 19.12.2023
5. Ceza Dairesi 2021/8395 E., 2023/12367 K.
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/101 Esas, 2018/1742 Karar SUÇLAR : Tefecilik HÜKÜMLER : 1) Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2017 tarihli ve 2016/199 Esas, 2017/276 sayılı Kararı ile; atılı suçtan ayrı ayrı mahkumiyet, 2) Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 07.11.2018 tarihli ve 2018/101 Esas, 2018/1742 sayılı Kararı ile; ilk derece mahkemesince sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak atılı suçtan ayrı ayrı beraat, sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak zincirleme şekilde tefecilik suçundan mahkumiyet. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 07.11.2018 tarihli ve 2018/101 Esas, 2018/1742 sayılı Kararının, katılanlar Hazine ile ... vekilleri ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede: Sanıklardan faiz karşılığı ödünç para aldığı iddia edilen katılan ...'in tefecilik suçunun zarar göreni olduğu, bu nedenle davaya katılma ve kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu gözetilerek katılma ve temyiz talebi konusundaki tebliğnamede ret öneren düşünceye iştirak edilmemiştir. Katılan ... vekilinin, 08.11.2018 havale tarihli süre tutum dilekçesinde sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerini temyiz ettiği halde 12.12.2018 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü de temyiz ettiği anlaşıldığından, mahkumiyet hükmüne yönelik yasal süresinden sonra vaki temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılanlar Hazine ile ... vekillerinin beraat hükümlerini, sanık ... müdafiin ise müvekkili hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.04.2016 tarihli ve 2015/5604 Soruşturma, 2016/688 Esas, 2016/590 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2.Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2017 tarihli ve 2016/199 Esas, 2017/276 sayılı Kararı ile sanıkların tefecilik suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine hükmolunmuştur. 3.Sanıklar müdafileri ile katılan ... vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme sonucu; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 07.11.2018 tarihli ve 2018/101 Esas, 2018/1742 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında tefecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatlerine, sanık ... hakkında zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 312 tam gün karşılığı olarak 6.240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında eksik inceleme ve araştırma ile beraat kararları verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna, dosya kapsamındaki delillere göre suçun yasal unsurlarının oluştuğuna, sanık ... hakkında ise şartları oluşmadığı halde verilen cezadan indirim yapılmasının hatalı olduğuna, B. Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında eksik inceleme ve araştırma ile beraat kararları verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna, suçların sübuta erdiğine, C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Müvekkili hakkında verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkilinin sanıklardan ...'a ait şirkette sigortalı işçi olarak çalışıp şirket adına parasal iş ve işlemleri yerine getirdiğine, kendi nam ve hesabına iş yapmadığına ve konumu gereği doğrudan fail olarak sorumlu tutulmasının mümkün olmadığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizlerin kapsamına göre; A.İlk Derece Mahkemesince; Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın sanık ... aracılığıyla farklı zamanlarda katılan ...'e faiz karşılığı borç para verdikleri ve bu suretle tefecilik suçunu işledikleri kabul edilerek ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B.Bölge Adliye Mahkemesince; Tüm dosya kapsamına göre; 2014 yılı Ekim ve Kasım ayları içerisinde sanık ...'in farklı zamanlarda katılan ...'a faiz karşılığı borç para verdiği, en son 23.12.2014 tarihinde banka hesabından çektiği 250.000 TL'yi faiz karşılığı verdiği, adı geçen katılanın babası ...'in hesabından sanık ...'in hesabına para göndermek ayrıca elden vermek suretiyle geri ödemelerde bulunduğu, bunlara dair banka hesap hareketleri ile katılan ... 'in ve tanıkların beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'in bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik tarihlerde birden fazla kez katılan ...'a faiz karşılığı borç para vermek suretiyle atılı suçu zincirleme olarak işlediği anlaşıldığından, mahkumiyetine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın zincirleme şekilde tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği, Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın tefecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de; adı geçen sanıkların aşamalarda suçlamayı kabul etmedikleri, katılan ...'ın faiz karşılığı almış olduğu paraları sanık ...'in kendisinden alıp ona geri verdiğine ve yaşanan bu para alışverişleri sırasında diğer sanıklarla muhatap olmadığına dair beyanları, yine adı geçen katılanın geri ödediği paraları sanık ...'in şahsi hesabına yatırmış olması ile sanık ...'in faiz karşılığı verilen paraları diğer sanıklardan alıp katılan ...'a verdiğine ilişkin beyanlarda bulunduğu kamera görüntülerine dair ifadelerinin çelişkili olması ve o görüntülerin rızası dışında alındığına yönelik beyanlarda bulunması hususları birlikte nazara alındığında, sanık ...'in görüntülerdeki beyanlarının hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş delil olarak kabul edilemeyeceği ve hükme esas alınamayacağı anlaşıldığından, sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin atılı suçu işledikleri sabit olmadığından mahkumiyetlerine ilişkin kararların 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kaldırılmasına ve atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi gerektiği, Kabul edilerek, sanık ... hakkında zincirleme şekilde tefecilik suçundan mahkumiyet, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ise üzerlerine atılı suçtan ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir. IV. GEREKÇE A.Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden Hapis cezasına mahkumiyetin sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hak yoksunluğunun Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı da nazara alınarak uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün bulunmuştur. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümleri yönünden Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati karşısında katılanlar Hazine ile ... vekillerinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir. C.Sanık ... hakkında verilen beraat hükmü yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hükümden sonra 06.02.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR 1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan ... vekilinin sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da nazara alınarak 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE, 2. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümleri yönünden Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 07.11.2018 tarihli ve 2018/101 Esas, 2018/1742 sayılı Kararında katılanlar Hazine ile ... vekilleri ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN AYRI AYRI ESASTAN REDDİ İLE MAHKUMİYET VE BERAAT HÜKÜMLERİNİN AYRI AYRI ONANMASINA, 3. Sanık ... hakkında verilen beraat hükmü yönünden Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle katılanlar Hazine ile ... vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sanık hakkında verilen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 07.11.2018 tarihli ve 2018/101 Esas, 2018/1742 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.