5. Ceza Dairesi 2013/2321 E. 2013/4809 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2013/2321 E. 2013/4809 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2013/2321 Esas 2013/4809 Karar 09.05.2013
5. Ceza Dairesi 2013/2321 E.,  2013/4809 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli zimmet
HÜKÜM : Sanıklar ... ve ...'nin basit zimmet suçundan mahkümiyetlerine, sanık ...'ın zimmet suçundan beraetine

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tayin olunan sonuç cezaya nazaran sanık ... müdafiin duruşmalı temyiz talebinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yerel C.Savcısının, sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan beraet hükmü ile sanıklar ... ve ... haklarındaki zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerini temyiz ettiği, sanıklar haklarında görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Yasaya muhalefetten kurulan hükümlere yönelik bir temyizinin bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında kurulan beraet hükmünün temyizen incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle zimmet suçundan verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerel C.Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA.
Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkümiyet hükmünün temyizen incelenmesinde ise;
Hükümden sonra temyiz incelemesi sırasında sanığın öldüğü UYAP ortamından temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 64 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu, bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322, 5237 sayılı TCK'nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının sanığın ölümü sebebiyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerel C.Savcısı ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Anayasa'nın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının; herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğünün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin ve değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği halde hükümde zimmet kabul edilen miktarın ne kadar olduğu belirtilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Sanık müdafii temyiz dilekçesinde bilirkişinin borç hesabını yanlış çıkardığını, sanığın kooperatife vermiş olduğu 1.050,00 ve 400,00 liralık borçların nazara alınmadığını savunması karşısında bu savunma üzerinde durularak ekinde ibraz etmiş olduğu belgeler ile birlikte bilirkişiye tüm defter ve belgelerin ibrazı ile bu borcun kayıtlarda bulunup bulunmadığı ve önceki hesaplamada nazara alınıp alınmadığı hususu açıklığa kavuşturularak sanığın zimmet ve miktarının tayini yerine eksik tahkikatla hükme varılması,
Yargılama sırasında ...'a ödenmek üzere şirket yetkilisi ...'e sanık tarafından teslim edildiği anlaşılan 742,00 liradan, 297,06 lirasının faiz olarak ödendiği savunularak buna dair belgeler sunulduğu gibi paranın bu kasıtla ...'e teslimi ve ilk tahakkukun verilen miktar kadar olması hususları nazara alındığında bu miktarın, keza belgesiz harcama olarak gösterilen 547,00 lira ile dayanılan bilirkişi raporunda belirtilen 604,00 liranın ilgili şahıslara ödendiği beyanlarla anlaşılmakla bu miktarın da zimmete dahil edilemeyeceği gözetilmeden hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Suçtan sağlanan el konulmamış menfaatlerin meşru malikinin belli olduğu hallerde 5237 sayılı TCK'nın 55/2. maddesi uyarınca müsadere kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sanık ve kooperatif yönetimi arasında hükümden sonra düzenlenen protokol ve ibra senetleri nazara alınarak bunun etkin pişmanlık mahiyetinde olup olmadığının araştırılması lüzumu,
Kanuna aykırı, yerel C.Savcısı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın