5. Ceza Dairesi 2012/6161 E. 2013/2706 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2012/6161 E. 2013/2706 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2012/6161 Esas 2013/2706 Karar 03.04.2013
5. Ceza Dairesi 2012/6161 E.,  2013/2706 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit zimmet
HÜKÜM : Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan vekilinin, 24/05/2011 tarihinde katılanın yüzüne karşı usulüne uygun olarak tefhim edilen hükmü 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 13/07/2011 havale tarihli dilekçe ile temyiz etmiş olduğu, katılanın yüzüne karşı verilen hükmün katılan vekiline tebliğinin temyiz süresini yeniden başlatmayacağı anlaşılmakla vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanık müdafiin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81/2. maddesi uyarınca kooperatifin dağılmış sayılabilmesi için ferdi mülkiyete geçilmesinin yeterli olmayıp anasözleşmede öngörülen tüm işlerin tamamlanması gerektiği, ancak bundan sonra hukuken dağılma sürecine girilerek tasfiye işlemlerine başlanabileceği ve sicilden terkine kadar kooperatif tüzel kişiliğinin devam edeceği, ayrıca ferdileşme işleminin tamamlanması için bütün konutların ortaklar adına tescilinin gerektiği, öte yandan ferdileşme işlemi tamamlandıktan sonraki altı ay içinde genel kurulca kooperatif anasözleşmesinde değişiklik yapılarak kooperatifin işletme kooperatifine dönüştürülmesine karar verilebileceği ve bu durumda dağılmaya ilişkin hükmün uygulanmayacağı, ticaret ortaklıkları gibi kooperatifin de tüzel kişiliğinin bulunduğu, kooperatifin tüzel kişiliğinin, ticaret sicilinden terkini “silinmesi” ile sona ereceği, tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin noksansız tamamlanması gerektiği, ancak tasfiye işlemleri gerçek olarak tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar noksan bırakılmış ise tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilse bile, kooperatifin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğu,
Dava konusu somut olayda ise, S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi tüzel kişiliğine ait olan ... mahallesi ... mevkii 112 ada 5 parselde kayıtlı 1/110 arsa paylı 42 bağımsız bölüm numaralı evi kat malikleri adına ...'a 28/02/2002 tarihli protokol ile 13.000,00 TL'ye sattığı, satış bedelinin
.../...
-2-

12.000,00 TL'sini kat malikleri kurulu hesabına aktardığı, bakiye 1.000,00 TL'yi mal edindiği ileri sürülerek sanık hakkında iş bu davanın açıldığı, 22/03/1998 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında kooperatifin tasfiyesine dair karar alınarak tasfiye kurulu oluşturulduğu, sanığın tasfiye kurulu üyesi olarak seçildiği, tasfiye kurulunun istemi üzerine 26/03/2000 günlü genel kurul toplantısında kooperatifin feshine karar verildiği, 24/04/2000 tarihinde kooperatifin ticaret sicil kaydının silindiği, ancak Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/09/2002 tarihinde kesinleşen 02/07/2002 tarihli, 2002/261-408 Esas ve Karar sayılı ilamı ile kooperatif tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına ve ticaret sicil kayıtlarının yeniden oluşturulmasına karar verildiğinin tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/03/1981 gün ve 5-2/106 sayılı Kararında açıklandığı üzere ceza yargılamasının temel amacının hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olduğu, sanığın aşamalardaki inkara yönelik savunmaları ile katılan ve vekiline Kuşadası Belediyesi Su, Kanalizasyon, Elektrik İşletme Müdürlüğü tarafından gönderilen 24/08/2005 tarihli, 378-380 sayılı cevabi yazı ekindeki su tüketim ve bakiye listesi ile ... Sitesi Yönetim Kurulu tarafından sanığa hitaben gönderilen 16/07/2007 tarihli yazı ekindeki Kuşadası Belediye Başkanlığı Hesap İşleri Müdürlüğünce tanzim olunduğu anlaşılan 188662, 188663, 190886, 190887, 190888, 190889, 210971, 210972 no.lu tahsil makbuzları arasında farklılık bulunması karşısında; sanık ile tanıklar ...,...,...'un aynı celsede hazır bulundurulmaları suretiyle, yargılama konusu 42 no.lu bağımsız bölümün satışı karşılığında satış bedeli olarak protokolde belirlenen 13.000 TL'nin hangi tarihlerde kim tarafından ve ne şekilde sanığa ödemede bulunulduğu, kapora olarak sanığa bir ödemede bulunulup bulunulmadığı hususları taraflardan sorulup, huzurdaki beyanları ile evvelce alınan beyanları arasında bir çelişki bulunması halinde bu çelişkinin giderilmesinden, alıcı tarafından sanığa verildiği iddia olunan 2.000 TL meblağlı çekin ilgili banka şubesinden onaylı ve okunaklı bir örneği getirtilip, bu çekin ve yukarıda seri numaraları belirtilen tahsil makbuzlarının su borcuna mahsuben Kuşadası Belediyesi kayıtlarına girip girmediği adı geçen kurumdan sorulup, tespit edildikten sonra aşamalardaki şikayet, iddia, tanık anlatımları ve savunmalar da gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü nazara alındığında zimmete konu 1.000 TL'nin lehe kabul ile pek hafif değerde olduğu, bu nedenle 765 sayılı TCK'nın 219/3. maddesiyle sanığın cezasından 2/3 oranında indirim yapılması gerektiği halde, 1/2 oranında indirim yapılması ve 5237 sayılı TCK ile yapılan karşılaştırma sırasında da zimmete konu miktarın çok az değerde olmadığı kabul edilerek anılan Yasanın 249. maddesi gereğince indirim yapılmaması suretiyle lehe yasanın belirlenmesinde hataya düşülmesi ve sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de kabul gören 27/12/2011 gün ve 2011/2-286 Esas, 2011/295 sayılı Kararı uyarınca; kamu davasına katılma üzerine,
.../...
-3-

mahkümiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine, vekil duruşmalara katılmamış olsa dahi, tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen maktu avukatlık ücretinin sanığa yükletilmesi gerektiği gözetilmeyerek katılan yararına dilekçe yazım ücretine hükmedilmiş olması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

...

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın