5. Ceza Dairesi 2012/529 E. 2013/829 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2012/529 Esas 2013/829 Karar 05.02.2013
5. Ceza Dairesi 2012/529 E., 2013/829 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet almak (sanık ... ve ... hk), rüşvet almaya yardım etme (sanık ...), rüşvet vermek (sanık ... hk) HÜKÜM : Beraet (sanık ... ve ... hk), görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (sanık ... ve ... hk)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün ve 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşılmakla, anılan Yasanın rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; Sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan dolayı 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, ... 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/02/2010 günlü kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşıldığından, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyizinin sanıklar ... ve ...'ın haklarında kurulan hükümlere, sanık ... müdafiin temyiz talebinin ise vekalet ücretine yönelik olduğu gözetilerek incelemenin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ...'ın silah taşıma ruhsatı alma işlemlerini hızlandırmak maksadıyla polis memuru olmakla birlikte bir başka birimde çalışan sanık ...'ın ve temyize gelmeyen ...'ın aracılığıyla yine temyize gelmeyen sanık ...'e maddi menfaat sağladığı anlaşılmış olup, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren (6352 sayılı Yasayla yapılan değişiklikten önceki haliyle) 5237 sayılı TCK'nın rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarılmış olması karşısında, hüküm anında yürürlükte bulunan TCK hükümlerine göre temyize gelmeyen ...´ün eyleminin 6352 sayılı Yasadan önceki haliyle 5237 sayılı TCK'nın 257/3. maddesinde düzenlenen "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama" suçunu oluşturduğu; buna göre de, sanık ...´ın "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlamaya azmettirme suçunu", sanık ...'ın da "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlamaya yardım etme suçunu" işlemiş olduğu, ayrıca hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasayla TCK'nın 257/3. maddesinde yapılan değişiklik ve 05/07/2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 105/5-6. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 257/3. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı Yasanın 87. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 252. maddesinin yeniden düzenlenmesi sonrasında da sanık ...'ın eyleminin "rüşvet verme suçu", sanık ...'ın eyleminin ise "rüşvet vermeye yardım etme suçu" olarak kabul edilmesi gerektiği ancak, bu durumun da sanıkların aleyhine olduğu, dolayısıyla sanıklar hakkında 6086 ve 6352 sayılı Yasalardan önceki haliyle TCK hükümlerinin uygulanması gerekmekte olup, sanık ...'ın "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlamaya azmettirme suçundan" sanık ...'ın da "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlamaya yardım etme suçundan" mahkümiyetlerine karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde beraetlerine karar verilmesi, Kabule göre de, 19/12/2008 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraetine karar verilen sanık ... lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.