5. Ceza Dairesi 2012/3483 E. 2013/1313 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2012/3483 E. 2013/1313 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2012/3483 Esas 2013/1313 Karar 21.02.2013
5. Ceza Dairesi 2012/3483 E.,  2013/1313 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet alma ve verme, sahtecilik, görevi kötüye
kullanma
HÜKÜM : Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve yapması gereken bir işi yapması için sanık ...'a menfaat temin etmek suretiyle görevi kötüye kullanmaya azmettirmek suçlarından kurulan mahkümiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan mahkümiyet hükmünün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında, yapması gereken bir işi yapması için sanık ...'in kendisine menfaat temin etmesi suretiyle işlediği görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün incelenmesinde;
Sanık ...'in Babaeski Nüfus Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yaptığı, sanığın kendisine temin edilen menfaat karşılığında, evlilik işlemelerini yasal mevzuat uyarınca tamamlayan yabancı uyruklu bayanlara nüfus cüzdanı vermek şeklinde eyleminin 765 sayılı Yasanın 212. maddesinde düzenlenen basit rüşvet suçunu oluşturduğu, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 6352 sayılı Yasa ile değişiklik yapılmadan önceki haliyle rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken bir işi yapmaması için yarar sağlanmasının rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı cihetle, sanığın eyleminin 6352 sayılı Yasa ile değişiklik yapılmadan önceki haliyle 5237 sayılı Kanunun 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu niteliğinde olduğu anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/06/2008 gün ve 2008/149-163, 13/11/2007 gün, 2007/171-235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin CMK'nın 231/5-6 maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu gözetilmeden, pişmanlık gösterdiğinden bahisle tekrar suç işlemeyeceğine yönelik olarak mahkemece kanaat oluştuğu gerekçesiyle cezası ertelenen sanık hakkında 231/5-6. maddesindeki koşullar hakkında ayrıntılı bir inceleme yapılmadan, sanığın kişilik özellikleri gözönüne alınarak denmek suretiyle 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmesi,
Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan ve sanık ... hakkında Selma'ya menfaat temin etmek suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerinin incelenmesinde,
Kırklareli Merkez İlçe Nüfus Müdürü olarak görev yapan sanık ...'nın yabancı uyruklu bayanların Türk vatandaşlığını kazanmalarına yönelik olarak Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetindeki erkeklerle evlilik işlemlerini sanık ...'ın kendisine sağladığı menfaat karşılığında gerçekleştirdiğinin iddia edildiği, sanık ...'nın kendisine evlenmek üzere teslim edilen belgelerin sahte olduğunu bilemeyeceğine ilişkin savunması ve 02/04/2003 tarihli kriminal raporda nüfus müdürlüğüne ibraz edilen bazı belgelerin iğfal kabiliyetine haiz olduğunun, bazı belgelerin ise iğfal kabiliyetinin bulunmadığının belirtilmesi ve raporun yeterli gerekçeye sahip olmaması karşısında; 85/9747 sayılı Evlendirme Yönetmeliğinin 12/1. maddesine göre evlenecek kişilerden birinin yabancı olması halinde evlendirmeye yetkili olan ve aynı Yönetmeliğin 20. maddesi gereğince evlenme dosyasında bulunması gereken "iki örnek olarak düzenlenen evlenme beyannamesi, fotoğraflı nüfus cüzdanı örneği, resmi veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarından alınacak sağlık raporu/resmi sağlık kurulu raporu, vesikalık fotoğraf, evlenme ehliyet belgesi" gibi belgeleri incelemek ve doğruluğundan şüphe edilmesi halinde, Bakanlık aracılığı ve Dışişleri Bakanlığı kanalı ile ilgili devletin temsilciliğine gönderilmek suretiyle doğruluğu tevsik ettirmekle görevli olan sanığın, iğfal kabiliyetine haiz olmayan belgelerle evlendirme işlemini yapmış olması durumunda eylemlerinin 765 sayılı TCK'nın 212/2. maddesinde düzenlenen yapılmaması gereken işin yapılması için rüşvet almak suçunu ve 5237 sayılı TCK kapsamında da rüşvet almak suçunu, sanık ...'in eylemlerinin ise rüşvet vermek suçunu oluşturacağı; söz konusu belgelerin iğfal kabiliyetine haiz olması durumunda ise sanık ...'nın eylemlerinin 765 sayılı Yasanın 212. maddesinde düzenlenen basit rüşvet suçunu ve 6352 sayılı Yasa ile değişiklik yapılmadan önceki haliyle 5237 sayılı Kanunun 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu, sanık ...'in eylemlerinin ise 765 sayılı TCK uyarınca basit rüşvet vermek, 5237 sayılı TCK uyarınca görevi kötüye kullanmaya azmettirme suçunu oluşturacağı, bu itibarla suçun niteliğine etkisi bulunduğu anlaşılmakla; 02/04/2003 tarihli kriminal raporda 3 numarada belirtilen ve kırmızı kalemle 1, 12, 18, 23, 39, 40, 41, 42, 44, 50, 51 sayıları ile numaralandırılan belgelerin Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilerek iğfal kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı rapor alınması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın