5. Ceza Dairesi 2012/3371 E. 2013/1438 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2012/3371 Esas 2013/1438 Karar 27.02.2013
5. Ceza Dairesi 2012/3371 E., 2013/1438 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme ve zincirleme biçimde kamu görevlisine hakaret (sanıklar ... ve ... hk.), görevi yaptırmamak için direnme suçuna yardım etme (sanık ... hk.) zincirleme biçimde tehdit (sanık ... hk.), mala zarar verme (sanık ... hk.) HÜKÜM : Sanıklardan ... ve ...'in görevi yaptırmamak için direnme ve zincirleme biçimde kamu görevlisine hakaret suçlarından mahkümiyetlerine ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık ...'ın tehdit suçundan, Sanık ...'in mala zarar verme suçlarından ayrı ayrı mahkümiyetlerine, sanık ...'in görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkümiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, Üst C.Savcısının itirazı üzerine Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesince hükmün açıklanmasına
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanıklar ... ve ... haklarında görevi yaptırmamak için direnme ve zincirleme biçimde kamu görevlisine hakaret suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı, 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK'nın 231/12. madde ve fıkrası uyarınca itiraz mümkün olup temyiz olanağı bulunmadığından CMK'nın 264. maddesi uyarınca, sanıklar müdafiin bu husustaki temyiz dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek mahallinde işlem yapılması mümkün görüldüğünden, incelemenin C.Savcısının sanık ... hakkında tehdit suçundan, sanık ...'in görevi yaptırmamak için direnme suçundan, sanıklar ... ve ... müdafiin ise ... hakkında tehdit, ... hakkında mala zarar verme suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarına hasren yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Anayasa Mahkemesi'nin 07/10/2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23/07/2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı; iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Yasalar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa'ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07/10/2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21/06/2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince cezanın miktarına göre kesin olan hükmün temyizi kabil olmadığından sanık müdafiin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 29/09/2009 gün ve 173/209 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, mahkemelerce daha ağır bir cezayı gerektirecek ve doğru uygulama yapıldığında temyiz incelemesine konu olabilecek bir eylemde, suç niteliği doğru belirlenmesine karşın, yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan bir cezanın verilmesi halinde, bu gibi hükümlerin aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceği gözetilerek, sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 141/3 ve CMK'nın 34/1. maddeleri gereğince hakimlerin ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olduğu, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 308/7. maddesine göre hükmün esbabı mucibeyi ihtiva etmemesinin kanuna mutlaka muhalefet edilmiş sayılan hallerden olduğu, CMK'nın 230/1. maddesine göre de gerekçede delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi gibi hususların bulunması gerektiği halde mahkeme kararında bu hususlara ilişkin olarak gerekçe yazılmayarak belirtilen yasa maddelerine muhalefet edilmesi, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1.cüm. ve 62/1. maddeleri uyarınca tayin edilen 5 ay hapis cezasının aynı Kanunun 50/1-(a) maddesiyle günlüğü 20,00 TL'den adli para cezasına çevrilmesi sırasında hesap hatası sonucu sanık hakkında 3.000,00 TL yerine 1.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi, 5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının ölçülebilir, belirlenebilir (somut), maddi zarara ilişkin olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve buna göre de sanığın tehdit eyleminden dolayı şikayetçinin ne gibi somut bir zarara uğradığı açıklanmadan, ayrıca sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin “Sanığın suç sebebiyle doğan müştekinin zararını gidermediği anlaşıldığından, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına;” şeklindeki yasal ve dosya içeriğiyle uyumlu olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkümiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı itiraz üzerine Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19/06/2009 tarih ve 2009/178 D. İş sayılı hükme ilişkin olarak vaki temyiz itirazının incelenmesinde ise; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/10/2010 tarih ve 9-182/209 sayılı Kararı ile 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da vurgulandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik yapılan itiraz üzerine, mercii tarafından itirazın kabulüyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, bununla yetinilmeyip sanık hakkında açıklanması geri bırakılan kararın açıklanmasına karar verilmiş olması, Kanuna aykırı, Üst C.Savcısı ve sanık ... müdafii ile sanıklardan ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27/02/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.