5. Ceza Dairesi 2012/13483 E. 2013/9142 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2012/13483 Esas 2013/9142 Karar 24.09.2013
5. Ceza Dairesi 2012/13483 E., 2013/9142 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Anayasa Mahkemesinin 07/10/2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23/07/2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı; iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Yasalar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasaya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07/10/2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21/06/2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden CMUK'nın hüküm ve temyiz tarihinde yürürlükte olan 305/1. maddesi uyarınca cezanın miktarına göre kesin olan hükmün temyizi kabil olmadığından, ayrıca katılan ...'nün yokluğunda verilen kararın, usulüne uygun olarak 15/03/2010 tarihinde tebliğ edildiği ve 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 23/03/2010 tarihinde temyiz yoluna başvurulduğu anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan ... vekilinin hakaret suçu yönünden kurulan kesin nitelikteki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemleri ile katılan ...'nün tüm hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin görevi yaptırmamak için direnme ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz istemleri ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen adli para cezasının hüküm tarihi itibari ile kesinlik sınırı içerisinde kalmadığı anlaşıldığından tebliğnamede yer alan temyiz talebinin reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir. Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA, Sanık hakkında görevli memura direnme suçundan verilen hükmün incelenmesinde ise; İddianame anlatımına göre tehdit suçunun katılan ...'a yönelik olarak işlendiği belirtilmesine rağmen diğer katılan ...'a karşı işlenmiş gibi değerlendirilerek yargı görevi yapan kişiye görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olarak kabul edilmesi suretiyle hükmün karıştırılması, Kabüle göre de; 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi, 5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının ölçülebilir, belirlenebilir (somut), maddi zarara ilişkin olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve buna göre de direnme eyleminden dolayı katılanın ne gibi somut bir zarara uğradığı açıklanarak kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin ve adli sicil kaydında bulunan ilamın silinme koşullarının oluştuğu gözetilmeden “sanığın eski tarihli sabıkası ve müdahillerin zararının karşılanmaması nazara alınarak sanık lehine CMK.231 maddesinin uygulanmasına taktiren yer olmadığına” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.