5. Ceza Dairesi 2011/9967 E. 2012/9339 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2011/9967 E. 2012/9339 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2011/9967 Esas 2012/9339 Karar 25.09.2012
5. Ceza Dairesi 2011/9967 E.,  2012/9339 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya arasında onaylı bir sureti bulunan 19/03/2007 tarihli suç duyurusu yazısında, davaya konu aynı yerle ilgili olarak, 03/10/2006 tarihinde mühürleme yapıldığının ve bu mührün 15/03/2007 tarihinde bozulduğunun belirtilmiş olması karşısında, 03/10/2006 ila 13/06/2007 tarihleri arasında davaya konu aynı yerle ilgili olarak başkaca bir mühürleme işlemi yapılıp yapılmadığının müşteki kurumdan sorularak, söz konusu tarihler arasında başkaca mühürleme tutanağı tanzim edilmiş ise, bu tutanakların aslı ya da onaylı suretlerinin getirtilmesi, 03/10/2006 ila 13/06/2007 tarihleri arasında davaya konu aynı yerle ilgili başkaca bir soruşturma ve kovuşturma yapılıp yapılmadığının ilgili birimlerin tevzi bürolarından ve UYAP ortamından araştırılarak, tespit edilen dava dosyalarının onaylı birer suretlerinin getirtilmesi ve böylece, eylemler arasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının ve gerektiğinde derdest olan davaların birleştirilmesinin değerlendirilmesi, bundan sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
TCK'nın 203. maddesinde mühür bozma eylemi için hapis cezası ile adli para cezası seçenek yaptırım olarak öngörüldüğü halde, sanık hakkında neden hapis cezası yaptırımının tercih edildiğinin denetime olanak verecek bir şekilde gerekçeleri gösterilmek suretiyle açıklanmaması,
Mühür bozma suçunun topluma karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği ve ayrıca, sanığın ileride yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkemede kanaat oluştuğu da gözetilerek, öncelikle, sanığın adli sicil kaydında görünen ilamın infaz ve kesinleşme şerhli, onaylı bir suretinin getirtilerek, söz konusu ilamın silinme koşulları oluşmuşsa, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, silinme koşulları oluşmamışsa, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına karar verilmesi gerekirken, "kamunun uğradığı zararın giderilmemiş olduğundan" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de nazara alınmak suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın