5. Ceza Dairesi 2011/9644 E. 2011/25150 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2011/9644 E. 2011/25150 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2011/9644 Esas 2011/25150 Karar 08.12.2011
5. Ceza Dairesi 2011/9644 E.,  2011/25150 K.

Mühür bozma suçundan sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda; mahkümiyetine dair, Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 06/11/2008 gün ve 2007/793 Esas, 2008/747 Karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 4. Ceza Dairesi'nden gönderme kararı ile daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
YCGK.nun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı Kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Yasanın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 06/11/2008 günlü sözkonusu mahkeme kararında ise başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli gösterilmeyerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı, bu itibarla sanık müdafiin 12.02.2008 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, davanın esastan incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesi'nin 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı Kararı ile iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nun 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Yasalar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa'ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07.10.2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında da vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden,
Her ne kadar mahkemece kurulan hükümde TCK.nun 203/1. madde ve fıkrasında düzenlenen seçimlik cezalardan adli para cezası tercih edildiği halde, aynı Kanunun 5560 sayılı Yasanın 1. maddesiyle değişik 61/9. madde ve fıkrasına muhalefet edilerek adli para cezasına ilişkin gün biriminin alt sınırı seçimlik hapis cezasının alt sınırı olan 6 ay yani 180 günden az olamayacağı gözetilmeden yanılgılı uygulama ile sanığın 100 gün karşılığı adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve aynı Kanunun 52/2. madde ve fıkrası uyarınca günlüğü 20,00 TL'den neticeten 2000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle 1600 TL eksik adli para cezası tayin edilerek hükmün adli para cezalarındaki kesinlik sınırı içinde kalmasına sebep olunmuş ise de, yine Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 10/3/2009 gün ve 43/56 sayılı Kararında "mahkemelerce daha ağır bir cezayı gerektirecek ve doğru uygulama yapıldığında temyiz incelemesine konu olabilecek bir eylemde, suç niteliği doğru belirlenmesine karşın, yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan bir cezanın verilmesi halinde, bu gibi hükümlerin ancak aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceği"nin belirtilmesi ve dosyada suç vasfına yönelen aleyhe bir temyiz bulunmamasına göre CMUK.nun hüküm ve temyiz tarihinde yürürlükte olan 305/1. maddesi uyarınca ceza tür ve miktarına göre kesin olan hükmün temyizi kabil olmadığından, sanık müdafiin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın