5. Ceza Dairesi 2011/8680 E. 2012/4170 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2011/8680 E. 2012/4170 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2011/8680 Esas 2012/4170 Karar 24.04.2012
5. Ceza Dairesi 2011/8680 E.,  2012/4170 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın sahibi olduğu su dolum tesisinin ve tesis içindeki bazı makinelerin müşteki kurum görevlilerince 26/09/2005 günü mühürlenmesine rağmen, 22/11/2005 günü yapılan kontrolde mühürlerin sökülerek ya da gevşetilerek işletme faaliyetine devam edildiğinin tespit edildiği, bunun üzerine, müşteki kurum görevlilerince tesisin ve tesis içindeki bazı makinelerin ikinci kez mühürlendiği, ancak, 27/02/2006 günü yapılan kontrolde mühürlerin sökülerek ya da gevşetilerek işletme faaliyetine devam edildiğinin tespit edildiği, sanığın bu şekilde mühür bozma suçunu zincirleme şekilde işlediği iddia, sanık savunması, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın zincirleme şekilde atılı suçu işlediğinin kabul edilmesine ve son mühür bozma eyleminin de 27/02/2006 tarihinde gerçekleştiğinin kabul edilmesine rağmen, suç tarihinin karar başlığında 22/11/2005 olarak yanlış gösterilmesi,
TCK'nın 203. maddesinde mühür bozma eylemi için hapis cezası ile adli para cezası seçenek yaptırım olarak öngörüldüğü halde, sanık hakkında neden adli para cezası yaptırımının tercih edildiğinin denetime olanak verecek bir şekilde gerekçeleri gösterilmek suretiyle açıklanmaması,
Adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırının, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırının da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamayacağına ilişkin 5560 sayılı Kanunun 1. maddesi ile eklenen 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi 9. fıkrasının 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında suç tarihinde para cezasının alt sınırının 5 gün para cezası olmasına rağmen temel para cezası belirlenirken 180 gün para cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,
Sanığın sabıkasına konu olan ve 3167 sayılı Kanunun 13/1 ve 16/1. maddelerinde düzenlenen eylemlerin, 20/12/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 ve 03/02/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanunlar uyarınca 13/1. maddesinde yazılı eylemin suç olmaktan çıkarılmış ve 16/1. maddesindeki eylemin ise kabahate dönüşmüş olduğu da nazara alınarak, hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın