5. Ceza Dairesi 2011/7537 E. 2012/12581 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2011/7537 Esas 2012/12581 Karar 06.12.2012
5. Ceza Dairesi 2011/7537 E., 2012/12581 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/06/2011 tarihli, 2011/5.MD-14 Esas ve 2011/121 Karar sayılı ilamında ayrıntısıyla açıklandığı üzere; “Bankalardan promosyon adı altında alınan nakdi veya ayni yardımın dağıtımına ilişkin olarak Başbakanlığın 2007/21 sayılı Genelgesi yayınlanıncaya kadar mevzuatımızda herhangi bir düzenleme bulunmadığından, uygulamada promosyonlar, ya kamu hizmetlerinin etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla sarf edilmiş veya çalışanlara paylaştırılmış, dolayısıyla kamu yararı amacıyla sarfetme ya da personele dağıtma konusu o kurumun takdirine bırakılmıştır. Ancak bu takdir yetkisi sınırsız değildir. Promosyonların hukuka aykırı kullanımı veya sarfı sorumluluğu gerektirmektedir. 12/05/2007 gün ve 26520 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2007/12069 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı Kararname eki "Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarar Katılma Oranları ile Özel Cari Hesaplar Dâhil Bu İşlemlerde Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Karar'ın 4. maddesinin 1. fıkrasında değişiklik yapılmış olup, bu tarihten önce alınan promosyonların mevzuatta dayanağı olmadığından görevi nedeniyle zilyetliğin devredildiğinden söz etmek olası değildir." Sanığın, Dalaman Belediye Başkanı olarak görev yaptığı dönemde, kurumda çalışan personelin maaş ödemelerinin yatırılması için Türkiye İş Bankası A.Ş. Dalaman Şubesi ile imzaladığı 21/09/2001 tarihli Maaş Ödeme Protokolünün karşılığı olarak aynı tarihli tutanak ile belediyeye bağışlanan 4.000,00 TL'yi mal edinmesi şeklinde gerçekleştiği anlaşılan olayda; Sanığın üzerine atılı suçun, değişen hukuki niteliği itibariyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma fiili kapsamında kaldığı, ancak 765 sayılı TCK'nın 510. maddesinde yer alan bu suçun kanunda öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, son suç tarihi olan 21/09/2001'den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 06/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.