5. Ceza Dairesi 2010/6075 E. 2010/6237 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2010/6075 Esas 2010/6237 Karar 15.07.2010
5. Ceza Dairesi 2010/6075 E., 2010/6237 K.
İhaleye fesat karıştırmaktan açılan davada eylemin kasten yaralama niteliğinde kabulü ile sanıklar ..., ..., ... ve ...'in 5237 sayılı TCK.nun 86/2, 62 ve 52/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2.000,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmalarına, müştekinin zararının giderilmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, sanıklar haklarında 53/1-2 fıkrası ile aynı maddenin 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasına dair, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2009 tarihli ve 2009/183-514 sayılı kararının; Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanunun 235/1-2-c maddesi ile cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı halde 5271 sayılı Kanunun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakları tanınmadan 5237 sayılı Kanunun 86/2. maddesi gereğince mahkümiyetlerine karar verilmesinde, 5271 sayılı Kanunun 231. maddesi uyarınca hükmolunan ceza miktarının 2 yıl hapis cezasını veya adli para cezasını içermesi ve işlenen suçun inkılap kanunlarında yer alan suçlardan olmaması durumunda, Türk Ceza Kanunu ve özel kanunlardaki istisnalar dışında kalan diğer suçlar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin olanaklı olduğu, anılan maddedeki kararın verilebilmesi için aranan 6. fıkranın "c" bendindeki zararın giderilmesi koşulunun ise, yalnızca zarar suçları bakımından uygulama yeteneğinin bulunduğu cihetle, ortada herhangi bir zararın bulunmaması ve sanıklar ..., ...’ın sabıkasız olması diğer sanıklar ... ve ...’in sabıkasının da tekerrüre esas teşkil etmemesi karşısında, 5271 sayılı Kanunun 231. maddesinin uygulanması için gerekli şartların mevcut olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesi gereğince, adli para cezasına mahkümiyet halinde anılan maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 17.04.2010 gün ve 24731 sayılı kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve Yüksek 2. Ceza Dairesinin 02.06.2010 günlü görevsizlik kararı ile dava evrakı tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında TCK.nun 235/1-2-c maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmasına rağmen yargılama sonunda suç vasfının değiştiğinin kabulü ile 21.11.2009 günlü oturumda sanıklar müdafiin yüzüne karşı C.Savcısı tarafından verilen mütalaada sanıkların aynı Yasanın 86/2. maddesine göre cezalandırılmaları istenilmiş olup, sanıklar müdafiine mütaalaya karşı savunma hakkı da tanındığından ihbarnamenin 1. nolu bozma isteminin yerinde olmadığından kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriğinin 2 ve 3 nolu bozma taleplerinin yerinde olduğu anlaşıldığından Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2009 tarihli 2009/183 Esas ve 2009-514 sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın merciine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.