5. Ceza Dairesi 2010/3571 E. 2012/10912 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2010/3571 Esas 2012/10912 Karar 06.11.2012
5. Ceza Dairesi 2010/3571 E., 2012/10912 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet almaya teşebbüs HÜKÜM : Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Suç tarihinde ... Devlet Hastanesi müdürü ve tahakkuk memuru olan sanığın, hastanenin temizlik işini ihaleyle üstlenen ve katılan ...´ın da sorumlusu olduğu şirketin ihale şartnamesine aykırı olarak, raporlu olup da çalışmaya gelemeyen işçilerin yerine başka birisinin görevlendirilmediğini ve raporlu oldukları halde bu işçilerin tam çalışmış gibi kabul edilerek hakediş belgelerinin hazırlanmış olduğunu gördüğü, bu durumun şartnameye göre, yüklenici şirketin cezai şartı nedeniyle ödeme yapması ve/veya ihalenin tek taraflı olarak hastane yönetimince feshedilmesi sonucunu doğuracağını bildiği için, bu konuda yasal gereğini yapmadığı ve yüklenici şirket sorumlusu olan katılan ...´dan, kendisine verilecek 1.000,00 lira karşılığında şartnameye aykırılıklarla ilgili olarak herhangi bir işlem yapmayacağını bildirdiği, bu talebin sürekli tekrarlanması üzerine katılanın, Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduğu, yapılan bu başvuru sonrasında adli soruşturma başlatıldığı ve bu kapsamda seri numaraları tespit edilen toplam 1.000,00 liranın olay günü katılan tarafından sanığa götürüldüğü, katılanın sanığa arabasında parayı verdikten hemen sonra, olay yeri yakınında beklemekte olan polislerin önceden seri numaraları belirlenmiş paraları sanığın cebinde ele geçirdikleri, böylece sanığın rüşvet almaya teşebbüs suçunu işlediği anlaşılmakla; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 87. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 252. maddesinde yapılan değişiklik de gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, TCK'nın 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kötüye kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir" şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup sanık hakkında hükmedilen 2 yıl 6 ay hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden 3 yıl süreyle 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına hükmedilmesi, TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihine kadar 53/1. maddesinde yazılı diğer hak yoksunluklarının ise, 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, altsoy ayrımı yapılmaksızın TCK'nın 53/1-c bendinde düzenlenen haklardan sanığın koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesinin infazda tereddüte sebebiyet vereceğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.