5. Ceza Dairesi 2009/9886 E. 2012/7841 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2009/9886 E. 2012/7841 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2009/9886 Esas 2012/7841 Karar 04.07.2012
5. Ceza Dairesi 2009/9886 E.,  2012/7841 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cebri irtikap
HÜKÜM : Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Şikayetçi ..., yokluğunda verilen ve 20/03/2008 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 09/04/2008 günlü dilekçe ile temyiz etmiş olduğu anlaşılmakla; adı geçenin temyiz istemiyle, hükmolunan ceza miktarları da gözetilerek sanıklar müdafiilerin süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de nazara alınarak CMUK'nın 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİYLE, incelemenin duruşmasız ve C.Savcısı ile sanıklar müdafiilerin temyizleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle irtikap suçunu işlediği kabul edilen sanıklar haklarında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Polis memuru olan sanıkların, ... firmasına ait olup özel bir şirket çalışanlarını taşıyan servis araçlarından sorumlu olan mağdur ...'dan, görev bölgelerinde bulunan servis araçlarının denetimsiz olarak karayolunda seyretmesi ve/veya park etmesi karşılığında para istemeleri, aksi halde arabalarının barınamayacağını söylemeleri ve ertesi gün akşam saatlerinde sanıklardan ... tarafından mağdurdan 150 TL maddi menfaatin temin edildiği sırada emniyet görevlilerince suçüstü işleminin yapılması şeklinde gerçekleşen dava konusu olayda, sanıklar tarafından kendilerine her ay belli bir miktar para verilmediği takdirde sözkonusu şirket araçlarına zorluk çıkartılacağı şeklindeki davranışlarının mağduru etkileyecek belirli bir boyuta ulaşmadığı, sonuç almaya elverişli olmadığı, zira firma yetkilisinin sanıkların etkisinde kalmayarak, durumu hemen yetkililere bildirdiği ve haklarında soruşturma başlatılmasını sağladığı, bu suretle irtikap suçunda icbar unsurunun gerçekleşmediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 04/05/1987 gün ve 600/245 sayılı Kararında vurgulandığı gibi rüşvet suçunun konusu, işin yapılması veya yapılmaması olduğundan, şarta bağlı rüşvet sözleşmesinin yapılamayacağı, zira şart gerçekleşmediğinde rüşvet sözleşmesinin gereğinin yerine getirilmeyeceği, başka bir anlatımla anlaşma konusunun ortadan kalkacağı, bir memurun, özel bir kasıtla, yasa ve nizamlara aykırı şekilde görev yapması veya yasa ve nizamlara uygun şekilde yaptığı işten menfaat sağlamaya çalışmasının, unsurları yasada belirtilen cebri veya ikna suretiyle irtikapta bulunmak ve rüşvet almak suçlarını oluşturmadığı takdirde, genel nitelikte olan görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturacağı, dava konusu olayda ise rüşvet suçu bakımından şart ve anlaşma koşulunun gerçekleşmediği, görevinin gereklerine aykırı hareket edip menfaat sağlayan sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 257/1. maddesi ile cezalandırılmaları gerektiği halde, hatalı nitelendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanıkların eylemleri teşebbüs aşamasında kaldığı halde haklarında TCK'nın 35. maddesinin uygulanmaması,
TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin sanıklar haklarında altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, C.Savcısı ile sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın