5. Ceza Dairesi 2008/13290 E. 2012/5703 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2008/13290 E. 2012/5703 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2008/13290 Esas 2012/5703 Karar 23.05.2012
5. Ceza Dairesi 2008/13290 E.,  2012/5703 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme biçimde nitelikli zimmet
HÜKÜM : Zincirleme biçimde basit zimmet suçundan
mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık müdafiin süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme isteminin, ceza miktarı ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sağlıklı köyü muhtarı olan sanığın, 2003 ve 2004 yıllarında, içeriği salma su, arsa ve kepçe geliri olan makbuzları köy gelir-gider defterinin gelir hanesine işlememek suretiyle toplam 6.302,90 TL'yi, köy tüzel kişiliğine ait düğün salonu ve beton işleri yapımı ile ilgili olarak ... adlı şahsa 12/04/2003 tarihinde 3.000,00 TL ödendiği halde 21/08/2003 günlü köy masraf senedi ve ita emriyle 2.000,00 TL daha ödenmiş gibi göstermek suretiyle toplamda 9.302,90 TL'yi zimmetine geçirdiğinden bahisle zincirleme biçimde basit zimmet suçundan mahkümiyetine karar verilmiş ise de; sanığın muhakkik tarafından alınan 17/02/2005 günlü ifadesinde, 2 milyar liralık ödemeye ilişkin gider makbuzunu köy bekçisinin taş ustası... adlı şahsa okul avlu duvarı örme işi için imzalatması gerektiği halde sehven ...'e imzalattığını beyan etmesi, tanık Zekeriya oğlu, 1968 doğumlu ...'in aşamalardaki beyanlarında 21/08/2003 günlü gider makbuzuna ilişkin para almadığını ifade etmesi, tanık ...'ın mahkemede “Düğün salonu ve beton işleri için ... isimli şahsa 3 milyar ve 2 milyar olmak üzere masraf senediyle iki kez para ödendi. Ben buna şahidim.” şeklinde keza, tanıklardan ...'in de benzer beyanda bulunması, bilirkişilerin raporlarında 2003 ve 2004 yıllarında gelir-gider defterinin gelir hanesine işlenmeyen köy gelirlerinin köy tüzel kişiliği hesabına bankaya yatırılıp yatırılmadığı ya da muhtarlık kasasında muhafaza edilip edilmediği hususlarını değerlendirmemesi ile bilirkişi ...'ın 07/09/2005 günlü raporunun sonuç kısmında sanığın 2003 yılı sonunda 68.814,30 TL, 2004 yılında 74.369,22 TL tutarında köyden alacaklı olduğunun gözüktüğünü beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin ortaya çıkartılabilmesi için sanığın muhakkik savunmasında bahsi geçen ve 21/08/2003 tarihinde köy bekçiliği yapan şahıs ile... adlı şahsın tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulup, köy bekçisi, ..., ... ... oğlu ... ile sanığın yüzleştirilmeleri suretiyle 21/08/2003 günlü köy masraf senedi ve ita emrine konu olan 2.000,00 TL'yi hangi nedenle kimin tahsil ettiğinin, belgedeki imzaların kimlere ait olduğunun, söz konusu belge temin edilip adı geçenlere gösterilmek suretiyle, sorulup tespitinden, gerekirse bu hususta imza incelemesi de yaptırılmasından ve köy tüzel kişiliğinin suç tarihlerini kapsayan döneme ilişkin varsa banka kayıtlarının getirtilmesinden sonra köye ait başta karar defteri, gelir gider defteri, su tahsilat defteri olmak üzere tüm defter ve belgelerin dava dosyası ile birlikte Sayıştay Emekli Denetçilerinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek suç tarihlerine ait köy tüzel kişiliğinin tüm gelir ve giderlerinin tespit edilip, sanığın uhdesinde köye ait para kalıp kalmadığının saptanması amacıyla rapor aldırılması, sonucuna göre iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında anılan Kanunun 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 23/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın