5. Ceza Dairesi 2008/10635 E. 2011/4889 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2008/10635 E. 2011/4889 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2008/10635 Esas 2011/4889 Karar 20.06.2011
5. Ceza Dairesi 2008/10635 E.,  2011/4889 K.

Nitelikli zimmet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıklar ... ... ve ... ... ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıkların zimmet eylemleri görevi kötüye kullanma suçu kabul edilerek kamu davasının 4616 sayılı Yasa gereğince kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine, sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından beraetlerine dair, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.06.2004 gün ve 2001/557 Esas, 2004/226 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi.
Dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldıktan sonra usulüne uygun katılma talebinde bulunulmadığından katılan vekilinin bu suça yönelik temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine, 4616 sayılı Yasa gereğince kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine ilişkin kararlar CMK.nun 264 ve 267. maddeleri uyarına itirazı kabil kararlardan ise de; katılan vekilinin temyizi suçun vasfına yönelik olup temyizi mümkün bulunduğundan, incelemenin görevi kötüye kullanma ve sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sahtecilik suçundan verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle tebliğname gibi ONANMASINA,
Görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Olayın oluşumu ve mahkemenin kabulüne göre sanıkların eylemlerine uyan görevi kötüye kullanma suçunun tabi olduğu yasa maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nun 102/4. ve 102/4. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 03.02.1999'dan inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleyştiği anlaşıldığndan, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nediniyle DÜŞMESİNE, 20.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın