4. Hukuk Dairesi 2023/515 E. 2025/845 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2023/515 E. 2025/845 K. — Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2023/515 Esas 2025/845 Karar 16.01.2025
4. Hukuk Dairesi 2023/515 E.,  2025/845 K.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/1027 E., 2022/1026 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2022/İHK-60516
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2022/237549

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketince Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası kapsamında bulunan aracın 45 DK 233 plakalı araç ile karıştığı 16.11.2015 tarihli kazada 45 DK 233 plakalı araç sürücüsü olan davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sürekli maluliyet oranının 13.01.2022 tarihinde tespit edildiğini, uzlaşmanın yapıldığı tarihte zararın miktarının belli olmadığını ve zararın öğrenilmemiş olduğunu, doğmamış haktan feragat edilemeyeceği için zarara uğrayan kişinin tazminat talep edebileceğinin kabulü gerektiği belirtilmiş ise de, davacı tarafından sigorta şirketi yönünden tazminat haklarının saklı tutulduğu yönünde hiçbir belgenin bulunmadığı, Cumhuriyet Savcısı tarafından düzenlenen 23.12.2015 tarihli uzlaşma tutanağının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış olmakla CMK 253/19 hükmü gereğince, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı yerinde olduğundan davacı vekilinin Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 16.11.2015 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığını, olaya ilişkin olarak açılan dosyada CMK'nın 253.maddesi kapsamında yapılan uzlaştırma faaliyetinde 23.12.2015 tarihinde uzlaşmayı kabul ettiğini, ancak bedensel zararlarının giderilmediğini ve CMK kapsamında yapılan uzlaştırma işleminin usulüne uygun olmadığını, kaldı ki uzlaşmanın kazadan yalnızca 1 ay sonra yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda müvekkilinin kaza neticesinde sürekli maluliyetinin var olduğunu bilmesini beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının zararının/sürekli maluliyet oranının tespit edildiği sağlık kurul raporu 13.01.2022 tarihli olup, uzlaşmanın ise 23.12.2015 tarihli olmasından dolayı; uzlaşmanın kabul edildiği tarihte henüz zararın miktarı belli olmayıp, gerçek zararın öğrenilmemiş olduğunu, doğmamış haktan fergat edilemeyeceği için zarara uğrayan kişinin tazminat talep edebileceğinin kabulü gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Dosya kapsamından, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince uzlaşmanın gerçekleştiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi 19 uncu fıkrasına göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır şeklindeki yasal düzenleme ışığında uzlaşma raporunun düzenlenmesi halinde davacının tazminat davası açma hakkı bulunmadığı, uzlaşma raporu ilam mahiyetinde olacağından uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı kabul edilmekteydi.
Ancak; Anayasa Mahkemesi 26.07.2023 tarihinde 2023/43 Esas, 2023/141 sayılı ve Resmi Gazete'nin 18.10.2023 günlü sayısında yayımlanan kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilen 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi iptal kararları derdest davalarda derhal uygulanacağından, söz konusu uzlaştırma tutanağının Anayasa Mahkemesi iptal kararı da dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın