Yapılan ön inceleme neticesinde; Katılan vekilinin temyizi yönünden, Tüzel kişilerin bu suçun mağduru olamayacakları,... Vakfı'nın suçtan doğrudan zarar görmediği belirlenmiştir. Sanık müdafiinin temyizi yönünden, Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesi gereği reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın bilimsel bir yayın nedeniyle yargılandığına, delillerin toplanmadığına, iddiaları ispat hakkının kullandırılmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, yüksek mahkeme kararları uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, katılanların kamu görevlisi olmadıklarına, kararın bozularak sanığın beraatine karar verilmesi talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. GEREKÇE Sanık Müdafiinin Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyizi Yönünden Sanık savunması, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın mahkûmiyeti yönündeki Mahkemenin inanç ve takdiri yerinde olduğundan temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR 1. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden Hakaret suçunun, yalnızca gerçek kişilere karşı işlenen suçlardan olduğu, tüzel kişilerin bu suçun mağduru olamayacakları, suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı halde İlk Derece Mahkemesince Kanun'a aykırı gerekçeyle kamu davasına katılan olarak kabulünün, İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı'na bu niteliği ve dolayısıyla kanun yoluna başvurma hak ve yetkisini kazandırmadığı, Anlaşıldığından, İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.06.2025 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.