4. Ceza Dairesi 2013/31162 E. 2014/32562 K. — Yargıtay Kararı
4. Ceza Dairesi 2013/31162 Esas 2014/32562 Karar 11.11.2014
4. Ceza Dairesi 2013/31162 E., 2014/32562 K.
Tebliğname No : 3 - 2012/50533 MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 26/05/2011 NUMARASI : 2009/158 (E) ve 2011/369 (K) SUÇLAR : Hakaret, tehdit, yaralama
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: A-Sanıklar M.. K.., S.. K.., R.. K.. ve H.. K.. müdafiinin 31/05/2011 tarihli süre tutum dilekçesini, adı geçenlerin sanık sıfatıyla, haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak verdiğinin, 26/09/2011 tarihli dilekçesiyle de sanık F.. D.. hakkında R.. K..'a yönelik kemik kırığı oluşturacak şekilde silahtan sayılan sopa ile yaralama suçundan kurulan beraat ve sanık E.. K.. hakkında hakaret suçundan ceza verilmesinden vazgeçilmesine dair hükümleri temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; Temyiz dilekçesinin katılan sıfatı yönünden süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca katılanlar M.. K.., S.. K.., R.. K.. ve H.. K.. vekilinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, B-Sanıklar M.. K.., S.. K.., R.. K.. ve H.. K..'a yükletilen yaralama ve sair tehdit suçlarından kurulan hükümlerde öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre hükümlerin temyiz edilemez olması nedeniyle, Yerel Mahkemece verilen temyiz isteğinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, Yerel Mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA, C-Sanıklar A.. K.., M.. K.., S.. K.. ve R.. K.. hakkında hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyize gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık R.. K.. hakkında mağdur H.. K..'a yönelik hakaret eyleminden cezalandırılması için kamu davası açılmasına karşın herhangi bir hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı süresi içinde karar verilebileceği olanaklı görülerek yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanık R.. K.. hakkında katılan E.. K..'e yönelik hakaret eyleminden dolayı cezalandırılması için açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, CMK'nın 225. maddesine aykırı olarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması, 2-TCK'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde TCK'nın 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanunun 3. maddesindeki fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur ilkesi de gözetilerek, seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonra da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekir. Adli sicil kaydında sabıkası bulunmayan sanıklar hakkında hakaret suçundan hüküm kurulurken, yeterli gerekçe gösterilmeden hapis cezasının tercih edilmesi, 3-Kabule göre de; a)Sanıkların sabıkasız olduğunun anlaşılması, geçmişleri gözönüne alınarak TCK'nın 62. maddesi gereği takdiri indirim uygulanması ve yeniden suç işlemeyecekleri kanaatine varılarak cezalarının ertelenmesi, hakaret ve tehdit suçlarında giderilmesi gereken belirlenebilir maddi (somut) bir zarar oluşmaması ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, gerekçe belirtmeden CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, b)Sanıkların, jandarma uzman çavuş olan katılan E.. K..'in de kendilerine "girin içeri şerefsizler" diye hakaret ettiği savunması ve katılanın sanıklara hakaret ettiğinin mahkeme tarafından da kabul edilip TCK'nın 129/3. maddesi gereğince ceza verilmesinden vazgeçilmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı ve sanık A.. K.. ile sanıklar M.. K.., S.. K.. ve R.. K.. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.