4. Ceza Dairesi 2012/30997 E. 2013/19839 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2012/30997 E. 2013/19839 K. — Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2012/30997 Esas 2013/19839 Karar 20.06.2013
4. Ceza Dairesi 2012/30997 E.,  2013/19839 K.

İmar kirliliğine neden olma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Halfeti Asliye Ceza Mahkemesince verilen 06/05/2008 tarih ve 2006/207 esas, 2008/46 karar sayılı hükmün sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 06/06/2012 gün ve 2011/2855 esas, 2012/13944 sayılı kararıyla;
"Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suçtan zarar gören Halfeti Mal Müdürlüğü ne ve Halfeti Belediye Başkanlığı’na duruşma günü bildirilip kamu davasına katılma olanağı tanınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması,
2- Sanığın, binayı 2005 yılında inşa etmeye başladığına ilişkin savunması ve keşif tutanağında ifadesi bulunan mahalli bilirkişinin de sanığın 2005 yılı Aralık ayında inşaata başlayıp tamamlamadan yurt dışına gittiğine ilişkin anlatımı ve TCK’nın 184/1. maddesinin yalnızca belediye sınırı içinde veya özel imar rejimi uygulanan yerlerde izinsiz bina yapılması eylemlerinde uygulanabilmesi ve mahkemenin kabulüne göre binanın yapıldığı ... Köyü’nün 17.6.2006 tarihinde belediyeye bağlandığının belirtilmesi karşısında; savunma ve tanık anlatımları ile diğer deliller irdelenerek suç tarihi saptanıp, suç tarihi itibariyle suça konu yerin belediye sınırı veya özel imar rejimi uygulanan yerlerden olup olmadığı hususu ilgili kurumlardan sorulup belirlendikten sonra karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşüncenin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, " karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/09/2012 gün ve 2009/99962 sayılı yazısı ile;
"Sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü sanık ve o yer C. Savcısı tarafından temyiz edilmiş ve dairenizce sanığın temyiz talebine ilişkin inceleme yapıldığı halde , o yer C. Savcısının temyizi hakkında bir karar verilmeyerek inceleme dışı bırakılmıştır.
Dairenizce verilen 06.06.2012 gün ve 2011/2855 esas, 2012/13944 sayılı kararın ortadan kaldırılarak, sanığın temyizi ile birlikte o yer C. Savcısının temyizinin de değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yüksek Dairenizin 06.06.2012 tarih ve 2011/2855, 2012/13944 sayılı bozma kararının kaldırılarak, sanık ve o yer C. Savcısının temyizleri birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi, aksi düşüncede olunması halinde dava dosyasının Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi,

./..

-2-

Talep ve dosya tebliğ olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 06/06/2012 gün ve 2011/2855 esas, 2012/13944 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
Halfeti Asliye Ceza Mahkemesince verilen 06/05/2008 tarih ve 2006/207 esas, 2008/46 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Mahkemece duruşma gününün tensiple Halfeti Belediyesine bildirilerek davadan haberdar edildiği ve Hazine vekilinin de 10/07/2007 tarihli celsede davaya müdahil olduğu belirlenerek, yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nın 184/4. maddesinin; "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü uyarınca, mücavir alanda anılan maddenin 1. fıkrasının uygulanamaması nedeniyle, suça konu inşaatın yapıldığı ve 17/06/2005 tarihinde Halfeti Belediyesine mahalle olarak bağlanan ... Köyü’nün, belediyenin mücavir alanında kalıp kalmadığı ve özel imar rejimine tabi olup olmadığı kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ... ve O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

...

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın