4. Ceza Dairesi 2012/24775 E. 2013/4921 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2012/24775 E. 2013/4921 K. — Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2012/24775 Esas 2013/4921 Karar 21.02.2013
4. Ceza Dairesi 2012/24775 E.,  2013/4921 K.

Yaralamaya teşebbüs ve hakaret suçlarından sanık ... ...’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2-3e, 35, 29, 31/3, 62/1. maddeleri uyarınca 55 gün ve 125/1, 29, 31/3, 62/1. maddeleri uyarınca 36 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 3 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair, Kayseri 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.04.2008 tarihli ve 2007/1267esas, 2008/431 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, denetim süresinde suç işlediğinden bahisle, Kayseri 4. Sulh Ceza Mahkemesinin ihbarı üzerine, hükmün açıklanarak sanığın yaralamaya teşebbüs suçundan 1.100,00 TL., hakaret suçundan 720 TL. adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin, KAYSERİ 3. SULH CEZA MAHKEMESİNİN 12.03.2012 tarihli ve 2007/1267esas, 2008/431 sayılı ek kararının Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2012 gün ve 2012/177201 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında “Kayseri 3. Sulh Ceza Mahkemesince duruşma açılarak sanık hakkında hüküm kurulmuş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11, fıkrasında yer alan "Denetim süresi İçinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay:
Sanık ... ... hakkında, yaralamaya teşebbüs ve hakaret suçlarından açılan kamu davalarında, Kayseri 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.04.2008 tarihli kararı ile her iki suçtan mahkumiyetine karar verilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip, üç yıl denetim süresi belirlendiği, kararın kesinleşmesinden sonra sanığın deneme süresi içerisinde, 23/09/2010 tarihinde resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlemesi nedeniyle, Kayseri 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/09/2011 tarihli kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, kararın 28/10/2011 tarihinde kesinleşmesi üzerine ihbarda bulunulduğu, mahkemesince ihbar üzerine duruşma açıldığı ancak sanığın savunması alınmadan, 12.03.2012 tarihli ek karar ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kesinleşen bu kararın Kanun yararına bozma konusu yapıldığı anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Açıklanması geri bırakılan hüküm ile ilgili olarak, deneme süresi içerisinde suç işlenmesi nedeniyle, savunma alınmadan verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın, hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı CMK’nın “hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlığını taşıyan 231. maddesinin 1. fıkrasında "Duruşma sonunda, 232. maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak, gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır." 2. fıkrasında "Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir." 4. fıkrasında "Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir." hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, sanığın yaralamaya teşebbüs ve hakaret suçları ile ilgili, 55 gün ve 36 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına 09.04.2008 tarihinde karar verildiği, sanığın üç yıllık denetim süresi sona ermeden 23.09.2010 tarihinde resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği ve bu suçtan kurulan mahkumiyet hükmü kesinleştiğinde mahkemesine ihbar yazısı gönderildiği görülmektedir. İhbar yazısı üzerine Kayseri 3. Sulh Ceza Mahkemesi, CMK'nın 231/11 maddesi uyarınca duruşma açılmasına ve sanığın meşruhatlı davetiye ile mahkemeye çağrılmasına dair tensip kararı verdiği, ancak adresinde bulunmayan sanık ile ilgili Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün 29/12/2011 tarihli tutanağı ile 12/03/2012 tarihli müzekkerelerinde sanığın bulunduğu adres bildirilmesine karşın, savunması alınmadan önceki mahkumiyet hükmünü açıklamıştır. Sanığa ait mahkumiyet kararı, açıklandığı 12.03.2012 tarihinden itibaren hukuki sonuç doğurmaya başlayacağı için açıklanması yönünden CMK'nın 231/1-4 maddesinde öngörülen yönteme bağlıdır. Bu nedenle duruşmaya çağrılan sanığın oluşan yeni durum ve cezanın kişiselleştirilmesi uygulaması nedeniyle savunmasının alınması gerekmektedir. Ayrıca maddedeki yaptırımların yalnızca adli para cezası veya müsadereyi içermemesi nedeniyle CMK’nın 195. maddesinin uygulanma koşulu da bulunmamaktadır. Adresi tespit edilen sanığın, savunması alınmadan dosya üzerinde yapılan incelemeyle yetinilerek, mahkumiyet hükmünün açıklanmasına karar verilmesi, sanığın savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacaktır. Bu nedenle mahkemenin yukarıda belirtilen yasal hükümleri gözetmeden dosya üzerinde verdiği ek karar hukuka uygun bulunmamıştır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Yaralamaya teşebbüs ve hakaret suçlarından sanık ... ... hakkında, KAYSERİ 3. SULH CEZA MAHKEMESİNİN 12.03.2012 tarihli ve 2007/1267esas, 2008/431 sayılı ek kararının, CMK’nın 309.maddesi uyarınca Kanun Yararına BOZULMASINA,
2- Savunma hakkının kısıtlanmasıyla ilgili bozma nedenine göre anılan yasa maddesinin 4/b fıkrası gereğince, mahkemesince yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulmasına, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın