3. Hukuk Dairesi 2012/9893 E. 2012/16497 K. — Yargıtay Kararı
3. Hukuk Dairesi 2012/9893 Esas 2012/16497 Karar 02.07.2012
3. Hukuk Dairesi 2012/9893 E., 2012/16497 K.
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, Karayayla mevkiindeki kaynak suyunun boruları tahrip edilerek davalı Köy içme suyuna katılmak suretiyle suya müdahale edildiği ileri sürülerek vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir.Davalı, suyun kendi hudutları içerisinde kaldığından bahisle davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, yapılan keşif sonucu davacının hudutları içerisinde kaldığı gerekçesi ile suya vaki müdahalenin önlenilmesi cihetine gidilmiştir. Hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.Yapılan keşif sonucu, dava konusu suyun, ormandan çıktığı ve 0,1 lt/sn debiye sahip genel su olduğu anlaşılmaktadır. Genel sulardan ise, kadim ve öncelik hakları ihlal edilmemek şartıyla herkes faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.Kural olarak, içme suyu ihtiyacı önceliklidir. Bu nedenle davacı ve davalı köylerin içme suyu ihtiyaçları saptanmalıdır.Mahkemece, mahallinde yeniden jeolog, ziraat ve teknik bilirkişi aracılığı ile suların az olduğu dönemde keşif yapılarak tarafların içme suyu ihtiyaçları belirlenmeli, bu yapılırken tarafların başka kaynakları da gözönünde bulundurulmalıdır. Yine, kadim ve öncelik hakları gözetilerek içme suyu ihtiyacından fazlasının bulunduğunun saptanması halinde bu sudan yararlanma şekil ve şartları belirlenmek suretiyle su rejimi oluşturulmalıdır.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bu yönlere ilişkin bir inceleme ve araştırma bulunmamaktadır.Mahkemece, eksik inceleme ile davacı köy sınırlarında kaldığı gerekçesi ile (mülkiyet davası gibi nitelendirilerek) davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.