3. Hukuk Dairesi 2012/7006 E. 2012/16309 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

3. Hukuk Dairesi 2012/7006 E. 2012/16309 K. — Yargıtay Kararı

3. Hukuk Dairesi 2012/7006 Esas 2012/16309 Karar 28.06.2012
3. Hukuk Dairesi 2012/7006 E.,  2012/16309 K.

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 8.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı vekili Av. ... geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı ve vekili gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için 28.06.2012 gününe bırakılması uygun görüldüğünden, belli günde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili 31.12.2010 tarihli dilekçesinde; davalı tarafından malik ve zilyet sıfatıyla kullanılan ve ... Köyünde Hazine adına kayıtlı bulunan 120 ve 122 parsel sayılı taşınmazların, 4070 sayılı Yasadaki belli şartlarda, uzun süreli malik ve zilyet sıfatıyla kullanımı halinde, taşınmazı kullanan çiftçinin Hazinece açılacak ihalede öncelikli alım hakkına ilişkin yasal düzenlemeye istinaden davalı tarafından alınacağının belirtildiği ve davacıya satışı konusunda anlaşma sağlanarak 181.000 TL bedelin davalıya ödendiği, tüm bu anlaşma ve ödemelere rağmen, davacının bedelini peşin ödediği taşınmazın maliki olamaması ve almasının da mümkün olmaması nedeniyle şimdilik 8.000 TL'nin 27.11.2007 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevabında, B.K.'nun 66. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımının geçtiği, 3 kez yapılan ihaleye davalının keyfi olarak girmediği, davanın hukuki dayanağı bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece ifanın imkansız hale geldiği (taşınmazın ...'ye hazine tarafından bedelsiz devredildiği) tarih itibariyle tapunun aleniyeti hükümlerine göre davacının bu devri öğrenmiş olması gerektiği bu nedenle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince talepte bulunma hakkının doğduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle dava tarihi itibariyle 1 yıllık sürenin dolduğu gerekçe gösterilerek, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmektedir.Taraflar arasında imzalanan 27.11.2007 tarihli 4070 sayılı Yasaya tabi gayrimenkul satış sözleşmesi başlıklı sözleşmede,... 2. Noterliğince verilen vekaletnamedeki yetkiye göre ... Köyünde bulunan, Hazineye ait 120 ve 122 nolu parsellerin davacıya satıldığı ve bedelinin peşin ve nakit olarak alındığı, resmi kurumlardaki takip ve tapu işlemlerinin satıcı adına sonuçlandırılıp, alıcı adına veya göstereceği kişi adına devrini satıcılar yapmakla yükümlüdür, beyanının bulunduğu anlaşılmaktadır.... 3. Noterliğinin 27.11.2007 tarihli vekaletnamesinde ise vekalet veren davalı, vekil edilen davacı olup, ... Köyü 120 ve 122 parsellerin 4070 sayılı Yasa kapsamında satın alınmasında temsile, açık artırma, eksiltme veya pazarlığa iştirake vs. konularda yetki verildiği, vekil edenler adına tapuya tescilinin sağlanmasından sonra dilediği kişilere satmaya ve tescil ettirmeye de yetki tanındığı anlaşılmaktadır.Dava konusu taşınmazların hazine adına kayıtlı olduğu ve hazine tarafından 14.08.2008 tarihinde bedelsiz olarak ...'ye devredildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davacı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre taşınmazların bedelini davalıya ödemiştir. Taşınmazların dava dışı malik Hazine tarafından ...'ye devri ile davacı için sözleşmenin ifası imkansız hale geldiği belirlenmiştir. Davalının aldığı taşınmaz bedelini iade etmemesi üzerine bu dava açılmıştır.Bu durum karşısında, geçersiz sözleşme nedeniyle satış bedelinin davacıya iadesi ve davalının bedelin iadesine ilişkin yükümlülüğü B.K.'nun 66.maddesinde yazılı zamanaşımına tabi olmayıp, anılan Kanunun 125. maddesi gereğince; kanunda başka suretle bir hüküm mevcut olmayan her dava 10 senelik zamanaşımına tabi tutulduğundan 10 senelik genel zamanaşımı hükümleri uygulanması gerekir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın