3. Hukuk Dairesi 2012/11365 E. 2012/16412 K. — Yargıtay Kararı
3. Hukuk Dairesi 2012/11365 Esas 2012/16412 Karar 28.06.2012
3. Hukuk Dairesi 2012/11365 E., 2012/16412 K.
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; tarafların boşanmış olduklarını ve boşanma ilamı ile bağlanan 75 TL iştirak nafakasında sonradan her hangi bir artırım talebinde bulunulmadığını belirterek müşterek çocuk için belirlenen nafakanın 500 TL'ye yükseltilmesini ve kendisi için 500 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; maddi durumunun iyi olmadığını, emekli olduğunu düzenli yardımlarda bulunduğunu davacının düzenli gelirinin bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için aylık 150 TL yoksulluk nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, müşterek çocuk ... için hükmedilen iştirak nafakasının aylık 50 TL artırılarak aylık 125 TL ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, taraflar arasında Mahkemenin 2006/815 esas 2007/403 karar sayılı davacının açtığı boşanma davasında; tarafların boşanmalarına, müşterek çocuk için aylık 75 TL iştirak nafakasına hükmedildiği, davacının geliri var olduğu gerekçesiyle yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verildiği ve kararın bu şekilde temyiz edilmeksizin 17.07.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Artık kesinleşen bu karar; yanlar arasında “kesin hüküm” teşkil eder. Kesin hüküm ise, dava şartı olup, hükmü veren mahkeme de dahil diğer bütün mahkemeleri bağlayıcı niteliktedir (HUMK.md.188/2-i ve HMK.md.114/1-i md.). Bu nedenle yeni açılan bir davada önceki kesin hükmün sonuçlarını değiştirecek şekilde karar verilemez. O halde mahkemece yoksulluk nafakası yönünden talebin kesin hüküm nedeniyle reddi gerekirken, kesinleşen önceki hükmü değiştirir nitelikte karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.