3. Ceza Dairesi 2022/34307 E. 2023/914 K. — Yargıtay Kararı
3. Ceza Dairesi 2022/34307 Esas 2023/914 Karar 02.03.2023
3. Ceza Dairesi 2022/34307 E., 2023/914 K.
DURUŞMA TALEPLİ
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/825 E., 2021/867 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2020 tarihli ve 2017/219 Esas, 2020/103 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2020/825 Esas ve 2021/867 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.08.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın ByLock kullanımına ilişkin ID numarasının tespit edilemediğine, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının olmadığına, sanığın ByLock kullanıcısı olarak kabul edilerek teşdiden cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, aynı deliller kapsamında başka mahkemelerce beraat kararı verildiğine, cezaların eşitliği ilkesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, ByLock delilinin sanık açısından yargılama dışında tutulması gerektiğine, diğer sanık S.U'nun beyanlarının aleyhe tanık beyanı olarak gerekçeli karara girdiğine, söz konusu ByLock hattının sahibinin S.U olduğundan aralarında menfaat çatışması bulunduğuna, S. U.'nun beyanlarının sanık aleyhine değerlendirilemeyeceğine, sanık aleyhine delil bulunmadığına, tanık H.S'nin talimat ile alınan beyanında sanığı tanımadığını beyan ettiğine, dosyası bu dava dosyası ile birleşen sanığın yargılamasında tanık H.S.'nin dinlenmediğine ve soru sorma hakkı tanınmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince tanık beyanlarının sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın Bank ... hesap hareketlerinin annesi ve babası tarafından yatırılan harçlıklar olduğuna, sanığın beyanlarını doğrular para hareketleri olduğuna, bu hususun aleyhe yorumlanmasının bozma sebebi olduğuna, kararın bozulmasına, sanığın beraatine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince "Sanık savunmasında 'S.U'yu tanıdığını ama H.S.'i tanımadığını, tanık ve diğer sanık anlatımının doğru olmadığını, BTM görevi olmadığını' beyan etmiş ise de; dosyada mevcut olan diğer deliller ile birlikte tanık anlatımlarının tutarlı olduğu ve birbirili ile çelişmediği, her ne kadar H.S.'i tanımadığını beyan etmiş ise de HTS kayıtlarında görüştüğü kişiler arasında H.S.'nin kullandığı hattın kayıtlı olduğu kişi olan İ.S.'in olduğu nazara alındığında sanığın suçtan kurtulmak maksadıyla yaptığı savunmasına itibar edilmeyerek sanığın örgütün hiyerarşik yapılanmasında ev ablalılığı ve BTM görevinde olduğu, sanığın yakalama sırasında kendisini kız kardeşinin ismi ile tanıtması ve sanığın haklarında örgüt şüphesi ile işlem yapılan kişilerin saklanmak amacıyla kaldıkları gaybubet evi denilen evlerde kalması, yakalandığında kullandığı telefonunun formatlanmış olması gibi eylemler değerlendirildiğinde örgüt üyeliğinin kriterlerinden olan çeşitlilik, süreklilik ve değişkenlik gibi eylemler içerisinde olduğunun tespit edildiği, ByLock tespit değerlendirme tutanağı tespit edilemediyse de, CGNAT kayıtları ve ByLock CBS kayıtlarından tespit edildiği üzere; sanığın üyesi olduğu FETÖ/PDY terör örgütünün amaçları doğrultusunda örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock'u diğer sanık S. U. adına olan hat ile ve kendi adına olan hat ile telefon cihazına yükleyerek kullandığı, amacını benimsediği silahlı terör örgütü FETÖ/PDY yapılanması içerisine dahil olduğu, talimat tarihlerinde Bankasya hesap açarak ve para yatırdığı, hakkında tanık beyanlarına göre örgütte ev ablası ve BTM gibi görevler üstlendiği, örgüt içerisinde hiyerarşik yapılanmasında olduğu, HTS kayıtlarına göre çok sayıda örgüt şüphelisi veya sanığı ile irtibatlı olduğu, buna göre sanığın amacını benimsediği örgüt ile organik bağ kurarak süreklilik gösteren faaliyetlerde bulunduğu, yukarıda ayrıntılarıyla izah edilip tartışılan eylem ve faaliyetlerinin sanığın atılı olan silahlı örgüt üyeliği suçunu oluşturacağı, zira silahlı örgüte üye olmanın örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade ettiği, sanığın silahlı terör örgütü (FETÖ/PDY) üyeliği suçundan izah edilen suçun işleniş biçimi, kastının yoğunluğu gütmüş olduğu amaç ve saiki dikkate alınarak takdiren silahlı terör örgütü FETÖ/PDY üyeliği suçundan TCK'nın 314/2 inci maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi nazara alınarak alt sınırdan cezalandırılmasına" karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. B bendinde açıklanan nedenlerle tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir. B-1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, temyiz kanunun yolu aşamasında UYAP üzerinden dosyaya geldiği anlaşılan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının CMK'nın 217 inci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi lüzumu, B-2.UYAP sisteminde mevcut, sanık hakkında birleştirme kararı verilen Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/543 Esas sayılı dosyasına 25.07.2019 tarihli yazı ile gönderilen ve sanığın örgütsel faaliyetlerine ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılan başka dosya şüphelisi G.K.'nin ve yargılama aşamasında sanık yönünden dinlenmeyen H.S.'nin tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra dosyanın bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, B-3. Kabul ve uygulamaya göre, sanığın Bank ... hesabındaki rutin bankacılık faaliyetlerinin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2020/825 Esas, 2021/867 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Kuvvetli suç şüphesinin varlığı, hükmolunan ceza miktarı, tutuklulukta geçen süre ve sanığın eylemli olarak kaçma halinde yakalanması da dikkate alınarak sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2023 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.