3. Ceza Dairesi 2022/15546 E. 2023/2056 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

3. Ceza Dairesi 2022/15546 E. 2023/2056 K. — Yargıtay Kararı

3. Ceza Dairesi 2022/15546 Esas 2023/2056 Karar 10.04.2023
3. Ceza Dairesi 2022/15546 E.,  2023/2056 K.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2019 tarihli ve 2019/26 Esas, 2019/109 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı, yedinci ve dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2019/925 Esas, 2020/1259 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunu, Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında TCK'nın 58/9 uncu maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyip, uygulama maddesi olarak TCK'nın 58/6 ncı maddesinin de yazılması, kanuna aykırı, sanık müdafinin istinaf talebi bu nedenle yerinde ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılıklar, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303 üncü maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, tekerrür hükümlerinin uygulandığı hüküm fıkrası çıkartılarak yerine "Sanığın atılı suçu örgüt faaliyetleri kapsamında işlediği anlaşılmakla, hakkında hükmolunan cezanın TCK’nın 58/9 uncu maddesi gereğince, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkındaki cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ifadesinin yazılması suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle,
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.HTS kayıtlarının; görüşme içeriklerinin tespit edilememesi nedeniyle suçun delili sayılamayacağına,
4.Barınma ihtiyacı ile kaldığı evin örgüte müzahir olmadığına,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosyada mevcut tanık beyanları, tanık beyanlarının açık ve detaylı anlatımlara dayanmasına, sanığın kollukta vermiş olduğu beyana, kolluk araştırma tutanağına, HTS Kayıtlarına sanığın ankösörlü sabit hattan, kullanmakta olduğu telefon numarasının diğer astsubaylar ile birlikte aynı tarihlerde ardışık olarak arandığının hts analiz raporundan tespit edilmesi bu hususu doğrulayan bir kısım tanık beyanları diğer beyan ve delillere itibarla sanığın FETÖ-PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu, bu kapsamda sanığın örgüt içerisinde yer aldığı, kod adı kullandığı, örgütün emir ve talimatlarını yerine getirdiği, diğer örgüt mensuplarıyla bir eylem bütünlüğü içinde terör örgütünün amaçlarını gerçekleştirmeye elverişli eylemlerde bulunduğu, bu surette müsnet suçun sübuta erdiği yönünüde tam bir vicdani kanıya varılmıştır. Cezanın şahsileştirilmesi açısından; Sanığın eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturduğu hususunda tam bir vicdani kanaat oluşmuş, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesi gereğince suçun işleniş şekli, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlikenin ağırlığı, suçun işlendiği zaman ve yer, sanığın amacı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmaksızın cezalandırılmasına, sanığın işlediği suçun 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 4 üncü maddelerinde sayılan suçlardan olması nedeniyle cezasından 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında artırım yapılmasına, sanığın yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim kabul edilerek cezasında TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmasına, sanığın üzerine atılı suçun terör örgütü olması nedeniyle TCK'nın 58/9 uncu maddeesi gereğince cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, sabit ikametgah sahibi oluşu, sorgusunun yapılmış olması nazara alınarak tahliyesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Ayrıntıları Dairemizin 06.11.2019 tarih ve 2019/1582 Esas, 2019/6838 sayılı Kararında açıklandığı üzere; bir asker şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olduğunun kabulü gerekir.
c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, dosya kapsamına, tanık beyanlarına ve hts tespit tutanaklarına göre, sanık tarafından kullanıldığı tespit edilen telefon hattının örgütün mahrem imamları tarafından sabit hattan arandığının tespiti, yine kendisi gibi askeri personel olan şahıslarla ardışık aranmasının bulunması, tanıklar A. Ö., B. D., E. İ., B. Ç. ve H. Ö.'nün sanığın örgütsel faaliyetlerine ilişkin beyanları, dosya kapsamındaki diğer deliller ve sanığın savunması karşısında, sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2019/925 Esas, 2020/1259 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın